26 Mart 2017 Pazar

Yeşilay Hakkında Kısa Bilgi



Yeşilay Cemiyeti, 5 Mart 1920 tarihinde kuruldu. Kuruluş amacı Birinci Dünya Savaşı'nın ardından ülkede büyük bir artış gösteren sigara ve alkol kullanımına karşı önlem almaktı. Şeyhülislam İbrahim Haydarizade'nin yardımıyla Ordinaryüs Prof. Dr. Mazhar Osman Bey ile arkadaşları tarafından İstanbul'da "Hilal-i Ahdar" ismiyle kurulmuştur. Ordinaryüs Prof. Dr. Mazhar Osman Bey aynı zamanda kurumun ilk başkanıdır ve bu görevini 1945 yılına kadar sürdürmüştür.

İsmi önce "Yeşil Hilal" daha sonra ise "Yeşilay" olarak değiştirildi. Devlet organları ile çalışan bir sivil toplum örgütü olan kurumun şu anki yasal ismi ise "Türkiye Yeşilay Cemiyeti"dir. 1934 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile "Kamuya Yararlı Dernek" kapsamına alınmıştır. 

1-7 Mart tarihleri Yeşilay Haftası olarak kutlanmaktadır. Yeşilay'ın mücadele alanında şunlar vardır: Sigara, alkol, kumar, madde, teknoloji bağımlılığı vs. Yakın zamana kadar teknoloji bağımlılığı kurumun mücadele alanında yer almazken günümüzde artan bilgisayar ve internet bağımlılığı karşısında artık mücadele alanı olarak yer almaktadır. 

Yeşilay'ın ambleminde sağa bakan yeşil renkli bir hilal bulunmaktadır. Hilal, Türk bayrağından alınmış, yeşil renk ise huzuru temsil etmektedir. 

"İyiliğin ve Sağlığın Peşinde" sloganı ile çalışmalarını sürdüren Yeşilay'ın merkezi Fatih'teki Sepetçiler Kasrı'nda bulunmaktadır. 

2014 yılı itibariyle Cumhurbaşkanlığı himayesinde sanat, spor, kültür, medya, siyaset alanında Yeşilay'ın misyonuna destek veren kişi ve kurumlara her yıl Zümrüdüanka Ödülü verilmektedir. 

5 Mart 2017 Pazar

Adem Kılıççı Kimdir? Adem Kılıççı Nereli?


Adem Kılıççı, 1986 yılında Ağrı'da dünyaya geldi. Bir röportajında "Kafkaslardan göçen bir Türk ailenin çocuğum" açıklamasında bulunmuştur. [1] 5 kardeştir. Boksa 2000 yılında başladı. Ağrı'da kısıtlı imkanlarla kendini geliştirmek için çabaladı. 

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünden mezun olmuştur. 2007 yılında Ağrı'dan ayrılarak Fenerbahçe'ye transfer oldu. Öğretmenlik ataması da İstanbul'a çıktı. Önce Çamlıca Gazi Mustafa Altıntaş İlköğretim Okulu'na atandı, daha sonra ise Gözcübaba Lisesi'ne atandı. 

Adem Kılıççı, boks hakkındaki düşüncelerini şu şekilde ifade etmekte: "Bence boks asil bir spor. İlk başta boksa ön yargılıydım ve kavga sporu olarak görüyordum. Fakat boks yaptıktan sonra boksun gerçekten de insanı hem sosyal hem de zihinsel olarak çok geliştirdiğini düşünüyorum."

Adem Kılıççı, 2017 yılında Survivor yarışmasına katıldı. 

Adem Kılıççı'nın Başarıları

2001'de Liverpool'da düzenlenen Avrupa Yıldızlar Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 

2007'de Dünya Amatör Boks Şampiyonası'nda bronz madalya kazandı. 

2009'da İtalya'da düzenlenen Akdeniz Oyunları'nda gümüş madalya kazandı. 

2011 Avrupa Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 

2012 Londra Olimpiyatları'nda 5. oldu. 

2013 Akdeniz Oyunları'nda altın madalya kazandı. 

Dünya Boks Federasyonu tarafından düzenlenen APB Profesyonel Boks Ligi'nde Dünya Şampiyonu oldu. 

Kaynakça 

[1] FB TV'de yayınlanan Haftanın Konuğu programındaki açıklamasından alınmıştır. (https://www.youtube.com/watch?v=FbHOi310V9Y)

4 Mart 2017 Cumartesi

Fakir Baykurt Hayatı Kısaca ve Eserleri


Fakir Baykurt, 1929 yılında Burdur'da dünyaya geldi. Asıl adı Tahir'dir. Öğrenimine Akçaköy İlkokulu'nda başladı. Küçük yaşta babasını kaybedince dayısının yanına Balıkesir'e gitti ve burada dokumacılık yaptı. İlköğrenimini tamamladıktan sonra Isparta Gönen Köy Enstitüsü'ne kaydoldu. Burada şiire olan ilgisi belirginleşmeye başladı. Artık şiir yazmaya da başlamıştı. İlk şiirini "Türke Doğru" dergisinde yayınladı.

Köy Enstitüsü'nden mezun olduktan sonra Yeşilova'daki bir köy okulunda öğretmenlik yapmaya başladı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'ne girdi ve buradan başarı ile mezun oldu. 1958 yılında ilk romanı "Yılanların Öcü" ile Yunus Nadi Roman Ödülleri'nde birinci oldu. Cumhuriyet gazetesindeki yazıları ve "Yılanların Öcü" romanı nedeniyle bir süre açığa alındı. Daha sonra Ankara İlköğretim Müfettişliği görevine atandı.

1965 yılında Türkiye Öğretmenler Sendikası Genel Başkanı oldu. "Tırpan" ile Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü, "Can Parası" ile Sait Faik Hikaye Armağanı'nı, "Kara Ahmet Destanı" ile Orhan Kemal Roman Armağanı'nı, "Yarım Ekmek" ile Sedat Simavi Roman Ödülü'nü kazandı. 

Almanya'ya giden Baykurt, burada Pestalozzi Okulu'nda emekli oluncaya kadar öğretmenlik yaptı. 1999 yılında Almanya'da vefat etti. 

Fakir Baykurt, romanlarında kırsal kesim insanını toplumsal gerçekçi bir bakış açısıyla yansıttı. Köylünün yaşama biçimini ve sorunlarını dile getirdi. Ayrıca yurt dışında yaşadığı süre boyunca göç eden insanlarımızın burada trajik durumlarını ortaya koydu.

FAKİR BAYKURT'UN ÖNEMLİ ESERLERİ

Yılanların Öcü 
Irazcanın Dirliği 
Onuncu Köy 
Tırpan 
Köygöçüren 
Keklik 
Kara Ahmet Destanı
Koca Ren 
Yarım Ekmek 
Gece Vardiyası 
Yandım Ali
Efkar Tepesi 
Kaplumbağalar

3 Mart 2017 Cuma

Arap Baharı Nedir? Kısaca Bilgi


Arap Baharı, 2011 yılında baskıcı ve otoriter yönetimlere karşı başlayan, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'nun bazı bölgelerinde etkili olan bir gösteri ve protestolar dalgasıdır. Bu süreç Tunus'un büyümekte olan bir devlet karşıtı dalgasının Ocak başlarında polis baskısından çıkan olaylar nedeniyle yurt çapında bir ayaklanmaya dönüşen 'Yasemin Devrimi' tarafından tetiklendi. 14 Ocak'ta devlet başkanı Bin Ali, 13 yıllık yönetimine son vererek ülkeden kaçtı. Parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı. Tunus, şu anda Arap Baharı'nın olumlu sonuçlandığı tek ülke konumunda. 

Daha sonra Tunus'ta yaşanan olaylar Mısır'ı da etkiledi. Mısır'daki göstericiler Tahrir Meydanı'nında toplanarak devlet başkanı Hüsnü Mübarek'in görevden alınması için 25 Ocak'ta protesto gösterileri düzenledi. 18 gün süren protesto gösterilerinin ardından Mübarek 11 Şubat'ta istifa etti. Yapılan seçimler sonucunda Muhammed Mursi cumhurbaşkanı oldu, fakat darbeyle görevinden alındı. 

Libya'da ise 42 yıldır görevde olan devlet başkanı Muammer Kaddafi, sekiz ay süren bir iç savaşın ardından devrildi. NATO, bu süreçte isyancılara havadan destekte bulundu. Bugün Libya'da iki ayrı meclis ve iki ayrı hükümet bulunmaktadır. (Tobruk ve Trablus merkezli)

Takvimler 15 Mart 2011'i gösterdiğinde bu kez isyan dalgası Suriye'ye ulaşmıştı. Otoriter yönetime karşı başlatılan ayaklanma bugün halen devam etmektedir. 

Arap Baharı'nın etkili olduğu ülkeler şunlardır: Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Yemen, Fas, Cezayir, Lübnan, Ürdün, Moritanya, Umman, Suudi Arabistan, Irak, İran, Kuveyt. 

Arap Baharı'nın kökeninde yatan sebepler şunlardır: Siyasi yozlaşma, ekonomik eşitsizlik, kötü hayat standartları, yaygın işsizlik, enflasyon, polis şiddeti, gıda sıkıntısı. 

KAYNAKÇA


Andrew Heywood, Siyaset, Adres Yayınları, 2016, s. 124

26 Şubat 2017 Pazar

Yusuf Akçura'nın Kısaca Hayatı ve Eserleri


Yusuf Akçura, 1876 yılında Moskova'nın doğunda yer alan Ulyanovsk kentinde dünyaya gelmiştir. Küçük yaşta babasını kaybeden Akçura, annesi ile beraber İstanbul'a yerleşti. Kuleli Askeri Lisesi'ni bitirdikten sonra Harp Okulu'na kaydoldu. 

Yusuf Akçura'nın görüşlerinin oluşmasında etkilendiği kişi İsmail Gaspıralı'dır. İsmail Gaspıralı, Çarlık Rusya'daki Türklerin birleşmesi idealini benimsemişti ve bu fikir Yusuf Akçura'yı etkilemişti. 

İlk makalesini "Malumat" dergisinde Şehabettin Hazret adı ile yazdı. Harp Okulu'nda öğrenimini sürdürürken Türkçülük hareketine katılması nedeniyle 45 gün hapse mahkum edildi. Erkan-ı Harbiye sınıfına ayrıldıktan birkaç ay sonra ise askerlikten ihraç edilerek Fizan'a sürgün edildi. Sürgün cezası sırasında arkadaşı Ahmet Ferit Bey ile birlikte kaçarak Fransa'ya gitti. 

Paris'te öğrenimine devam eden Akçura, 1903 yılında "Osmanlı Devleti Kurumlarının Tarihi Üstüne Bir Deneme" adlı tezi ile Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu. 

1903 yılında Kazan'a gitti. Burada hem öğretmenlik yaptı hem de çeşitli gazetelerde yazılar yazdı. "Kazan Muhbiri" isminde bir gazete çıkardı. Rusya Müslümanları İttifakı'nın kurucuları arasında yer aldı. İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinin ardından İstanbul'a gitti. 

Türk Derneği'nin ve Türk Ocağı'nın kuruluşunda yer aldı. Rusya'da esir düşen Türkleri kurtarmak için Kızılay temsilcisi olarak Rusya'ya gitti. Daha sonra Milli Mücadele'ye katılmak için Anadolu'ya geçti. 1923 yılında İstanbul Milletvekili olarak seçildi. 1931 yılında Türk Tarih Kurumu'nun kuruluşunda yer aldı ve kurumun başında görev yaptı. 1935 yılında İstanbul'da vefat etti. 

Eserlerinden Bazıları

Üç Tarz-ı Siyaset
Mevkufiyet Hatıraları
Osmanlı Devletinin Dağılma Devri
3 Haziran Vak’a-i Müessifesi
Muasır Avrupa’da Siyasi ve İçtimai Fikirler ve Fikir Cereyanları

21 Şubat 2017 Salı

Adam Smith Kimdir?


Adam Smith, 1723 yılında orta halli bir İskoç ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren eğitim hayatında önemli başarılar elde etti. Henüz 14 yaşında olmasına karşın Glasgow Üniversitesi'ne girdi. 1740 yılında Snell Exhibition bursunu kazandı ve Oxford'da Balliol Koleji'nde eğitimini sürdürdü. Burada pek göze çarpan bir öğrenci olmadı. Oxford'da din adamı olması bekleniyordu, fakat o farklı bir yol seçecekti. 

1746 yılında İskoçya'ya döndü. Glasgow Üniversitesi'nde mantık kürsüsünde görev aldı. 1759 yılında Glasgow Üniversitesi'nde verdiği konferanslardan derlenen 'Ahlaki Duygular Teorisi' adlı kitabı yayınlandı. Bu kitabın onun geniş çevrelerce tanınmasında önemli bir katkısı olmuştur. Bu kitabında toplumda var olan doğal düzeni formüle etmeyi çabalamıştır. Toplumda doğal bir düzenin olduğunu ve bu doğal düzenin bir denge oluşturduğunu, insanların kendi çıkarları peşinde koşmaya bırakıldıklarında kamu yararına da hizmet edebileceklerini savunmuştur. 

Smith, Buccleuch Dükü'nün oğlunun özel hocalığını yapmak için üniversitedeki görevinden ayrıldı. Özel hocalık görevi sırasında hem önemli bir maddi kazanım elde etti, hem de dünyayı dolaşma imkanı elde etti. 1778 yılında İskoçya Gümrük Müdürü olarak atandı. 

1776 yılında 'Milletletin Zenginliği' adlı kitabını yayınladı. Bu kitabında bir iktisadi büyüme teorisi geliştirmeyi amaçladı. 1790 yılında geçirdiği bir hastalık sonucu hayatını kaybetti. 

Adam Smith'in teorileri: Fiyat teorisi, emek değer teorisi ve rant teorisidir. 

15 Şubat 2017 Çarşamba

Demokrasi Nedir? Demokrasi Hakkında Kısaca Bilgi



Demokrasi kelimesinin kökeni Eski Yunan'a dayanmaktadır. "Demos" Eski Yunan dilinde "halk" anlamına gelmektedir. Aslında Yunanlılar bu kelimeyi daha çok "fakirleri" ve "çoğunlukları" ifade etmek için kullanmışlardır. "Krasi" ise iktidar veya yönetim bilimi anlamına gelmektedir. Nihayetinde demokrasi için şu basit tanımlamayı yapabiliriz: Halk tarafından yönetim.

Amerikan İç Savaşı sırasında Abraham Lincoln tarafından yapılan tanımlama ise oldukça dikkat çekicidir: "Halkın, halk tarafından, halk için yönetimi"

Halkın, kendi kendisini yönettiği ve hayati kararların alınmasında katılımını ifade eden demokrasi, doğrudan ya da temsili bir şekilde uygulanmaktadır. Doğrudan demokrasi, halkın karar verme sürecine doğrudan ve aracısız olarak katılımını ifade eder. Eski Yunan'daki kitle toplantıları ve günümüzde yaygın olarak yapılan referandumlar doğrudan demokrasinin örneğidir. Temsili demokrasi, demokrasinin sınırlı bir şekilde uygulanmasıdır. Burada halkın yönetime katılımı belirli sürelerde verdikleri oy aracılığıyla sağlanmaktadır.

Demokrasi Modelleri

Klasik Demokrasi: Halkın doğrudan yönetime katıldığı sistemdir. Örneğin; Eski Yunan'da yapılan toplantılar.

Koruyucu Demokrasi: Demokrasinin sınırlı ve dolaylı bir şeklidir. Bireysel özgürlüğe önem veren erken dönem liberal düşünürler tarafından savunulmuştur. 

Gelişmeci Demokrasi: Bireyin ve toplumun gelişimine odaklanmıştır.

Halk Demokrasisi: Bu model ortodoks komünist rejimlerden gelmektedir. Siyasi eşitliğin yanı sıra sosyal demokrasinin de (zenginliğe ortaklaşa sahip olma) sağlanması gerektiğini vurgularlar.