26 Şubat 2013 Salı

HALİFELİK NEDEN KALDIRILDI?


Halifelik 3 Mart 1924 günü kaldırıldı. Fakat günümüze değin halen tartışılan bir konudur.
Halifelik kaldırılmalı mıydı?
Mustafa Kemal Atatürk'ün halifeliği kaldırmasındaki amacı neydi?
Halifeliğin kaldırılması konusunda dış baskı oldu mu?
Bunlar birçok kişinin kafasında oluşan sorular. En doğru yorumu yapabilmeniz için bu konuda iki farklı görüşü sizlerle paylaşıyoruz.

Prof. Dr. İlber Ortaylı, bu konuda şu yorumu yapmakta:

Hilafeti niye kaldırdı? Hilafeti ruhani bir müessese olarak gördüğü için değil. Çünkü ruhani bir müessese değil. Muhtemelen, ki büyük ölçüde doğrudur; hilafet denen kurumun her şeyden evvel siyasi bakımdan kendi kurduğu cumhuriyet rejimi için artık tehlikeli bir ikilem yaratacağını gördü. Son Halife Abdülmecid, Ankara hükümetinin bu gibi düşünce ve endişelerini yatıştıracak, onları ikna edecek bir kişilik değildi, böyle bir politika da gütmedi. Aksine onları alarma sev edecek, hilafeti kaldırmaya yani ilga etmeye yönelik politikaları adeta teşvik eden bir tavır takip etti. Görüştüğü gruplar konusunda kontrollü olamadı; dış dünyaya karşı başka bir imaj verdi. Cuma namazında selamlık alaylarını alayiş ile devam ettirdi. Bunları yapmaması gerekiyordu. Sakin bir şekilde yaşaması, çok dikkatli olması gerekiyordu; Ankara'nın aleyhine konuşmaması gerekiyordu. Şu çok açık bir şey; özel sekreterinin bile Ankara'nın adamı olduğu söyleniyor. Bu çok önemli bir nokta, o taktirde dikkatli olması gerekiyordu. Herhalde Ankara onun etrafını boş bırakacak değil. Görüşmelerine dikkat etmesi gerekiyordu ve hatta Ankara'yı günü gününe haberdar etmesi gerekiyordu. Bu çok önemli. Ankara'nın temsilcisiyle görüşmeleri ve dostluğu Ankara'daki grubun aleyhinde yorumlanmıştır. (1)

Tarihçi-Yazar Mustafa Armağan ise şu yorumu yapmakta:

Bence Hilafetin kaldırılması ve laikliğe gidiş, daha Lozan'da dayatılmış, Türkiye'nin kurulmasına bu şartla izin verilmişti. Bunun, Antlaşmaya ayrı bir madde halinde konulmamakla birlikte Osmanlı Devleti'nin eski Müslümanlar üzerindeki Hilafetten gelen ayrıcalık ve haklarının geri dönülmezcesine işgalcilere bırakıldığının açıklanması, Hilafetin bu yeni dönemde gündemde olmayacağının ipucuydu. (2)

(1) İlber Ortaylı ve İsmail Küçükkaya, Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı (1923-2023), Timaş Yayınları, İstanbul 2012, s.139-140



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder