31 Ocak 2013 Perşembe

İSKENDER PALA VE TARİHİ ROMAN


CNN Türk ekranlarında yayınlanan Enver Aysever'in sunduğu 'Aykırı Sorular' programına konuk olan Yazar İskender Pala, tarihi roman hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

TARİHİ ROMAN VE GERÇEKLİK

Türkiye'nin en önemli tarihi roman yazarlarından biri olan İskender Pala, tarihi romanlar ve gerçeklik üzerine şu açıklamaları yaptı: “Bana göre tarih vebal isteyen bir şeydir ve yaşanıp defteri kapanmıştır, bitmiştir. Dolayısıyla tarihin bir zamanı, bir mekanı, bir de kişisi varsa, ki bu bir hikayedir aynı zamanda, bu kişinin bu zaman içerisinde o mekanda neler yaptığını artık değiştiremeyiz. Fakat tarih öyle bir şeydir ki, öğrenmeye kalktığınızda sadece kronoloji olarak karşınıza çıkar. Yıl bilmem kaç şu zafer, yıl bilmem kaç şu yenilgi, yıl bilmem kaç falanca öldü, falanca doğdu... Bu bir anlatımdır. Anlatıma ihtiyacımız yoktur, anlama ihtiyacımız vardır. Anlam denilen şey, aslında tarihin içerisinde çok gizli bir yerdedir ve kelimelerle yapılır. Tarih anlatımları bugüne kadar hep, adını ister resmi tarih deyin ister aktarımcı tarih deyin, olayların bir dizgesinden ibaretmiş gibi göründü. Kurmaca, o tarihi sizin için anlaşılır kılan şeydir. Yani anlamanıza yardımcı olay şeydir. Onun için tarihi bir roman, anlattığı dönemin veyahut devrin okuyucu tarafından anlaşılmasını en iyi sağlayabilen romandır.”

Enver Aysever'in, “Elif Şafak'ın 'Aşk' romanında domates var, fakat o çağda Anadolu'da domates yok. Bu romancı için bir zaaf mıdır, bir yanlış mıdır, bir hata mıdır?” sorunu İskender Pala şu sözlerle cevapladı: “Anakronizm, daima tarihle iç içe yürüyen bir şeydir. Siz ister istemez falancı mimari eser yapılmadan roman kahramanlarınızdan bir tanesini oranın içerisinde gösteriyorsanız, bu iyi araştırmadığınız anlamına gelir. Bunlara romancının dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum. Her şeyden önce tarihi romanlar yazan bir edebiyatçı, mutlak surette tarihin gerçeklerini ve o çağa ait verileri kullanarak onu yapmalıdır. Onun dışından herhangi bir şeyi oraya yansıtmaya hakkı yoktur."

Enver Aysever: "Şah İsmail'le Yavuz'un karşılaşması... Yavuz'la Şah İsmail karşılaşıyor ve bir sonuç ortaya çıkıyor. Bu sonucu da biz biliyoruz. Mesela bir romancı kalkıp, 'ya o savaş tersten sonuçlansaydı' diye kurgulayamaz mı?"

İskender Pala: "Bunu kurgulayabilirsiniz. Ama bu tarihi roman olmaz, fantastik roman olur."

İSKENDER PALA'NIN KİTAPLARINDAN BAZILARI

Şah ve Sultan
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
Ah mine'l-Aşk
Kitab-ı Aşk
Od
Aşkname

NOT: Programın tamamını CNN Türk'ün web sitesinden izleyebilirsiniz.

19 Ocak 2013 Cumartesi

KAYMAKAM NASIL OLUNUR?

Kaymakamlık, birçok üniversite mezununun hayallerini süsleyen bir makamdır. Buna karşın çok az sayıda kişi bu hayaline ulaşır. Çünkü açılan kontenjan her yıl oldukça sınırlıdır. Bu sebeple de adayları eleyebilmek adına çeşitli aşamalar koyulmakta. Peki kaymakamlık yolunda geçilmesi gereken aşamalar nelerdir? Nasıl kaymakam olunur?

Adaylarda öncelikli olarak aranan şart, üniversitelerin 4 yıllık eğitim veren Hukuk, Siyasal Bilgiler, İktisat, İşletme ya da İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinden mezun olmaktır.

KAYMAKAMLIK İÇİN YAŞ SINIRI

Kaymakamlık için yaş konusundaki sınırlama şu şekilde: Sınavın yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibariyle 35 yaşını bitirmemiş olmak.

Ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde belirtilen şartlara ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan şartlara haiz olmak gerekmektedir.

KAYMAKAMLIK İÇİN KPSS PUAN TÜRÜ

Kaymakamlık Sınavı'na katılabilmek için KPSS'deki P37 puan türünde 75 ve üzeri puan almak gerekmektedir. Bunun ardından kaymakamlık için açılan kontenjanın 20 katı kadar aday sınava çağrılır.

KAYMAKAMLIK SINAVI-YAZILI SINAV

Kaymakamlık Sınavı, Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi (30 soru) ile Alan Bilgisi Testi'nden (90 soru) oluşmakta.

Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi Konuları

Türkçe (%10)
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi (%5)
Türkiye'nin Sosyo-Ekonomik Yapısı (%5)
Türkiye'de Demokratikleşme ve İnsan Hakları (%5)

Alan Bilgisi Testi

Anayasa Hukuku (%20)
İdare Hukuku (%25)
Türkiye'nin İdari Yapısı (%10)
Türkiye'de Mahalli İdareler (%10)
Ekonomi (%10)

Yapılan yazılı sınav sonucunda 100 tam puan üzerinden 70 ve üzeri puan alan adaylardan kaymakamlık için açılan kontenjanın 4 katı kadar aday mülakata/sözlü sınava çağrılır.

SÖZLÜ SINAV

Mülakatta başarılı olan adaylar 3 yıl süren bir eğitime tabi tutulurlar.

GENÇ OSMAN KİMDİR? KISACA HAYATI


İkinci Osman ya da diğer bilinen ismiyle Genç Osman, 3 Kasım 1604'te İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Birinci Ahmed, annesi ise Mahfiruz Haseki Sultan idi. Amcası Sultan Birinci Mustafa'nın tahttan indirilmesi üzerine henüz 14 yaşındayken tahta çıktı.

İkinci Osman, birçok Osmanlı padişahı gibi yetkin hocalar tarafından çok iyi bir eğitimden geçirildi. Annesi Mahfiruz Sultan da onun eğitimiyle yakından ilgilendi. Arapça, Latince ve Yunanca dillerini çok iyi bir şekilde öğrendi.

Genç Osman, Osmanlı Devleti'nin sıkıntılı bir döneminde yönetime gelmişti. Bu sebeple çeşitli zorluklarla karşılaştı.

GENÇ OSMAN'IN LEHİSTAN SEFERİ

Lehistan'ın Boğdan'a saldırmasından dolayı 1621 yılında Lehistan üzerine sefere çıktı. Ancak Lehistan ordusuna karşı başarı sağlayamadı. Bunda yeniçerilerin disiplinsiz davranışlarının büyük etkisi vardı. Bu savaşın ardından 26 Eylül 1621'de Hotin Antlaşması imzalandı.

YENİÇERİ OCAĞI'NI KALDIRMASI

Genç Osman, Lehistan Seferi'nde yeniçerilerin disiplinsiz davranışlarını görmüş; bu sorunu çözmeyi amaçlamıştı. Kafasındaki çözüm belliydi: Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmak ve yeni bir ordu kurmak. Bunun planlamasını da yaptı. Anadolu ve Suriye'den toplayacağı askerlerle İstanbul'a gelip Yeniçeri Ocağı'nı kaldıracaktı.

Genç Osman'ın Yeniçeri Ocağı'nı kaldırma düşüncesi, yeniçerilerin kulağına gitti. Bunun üzerine 18 Mayıs 1622 günü yeniçeriler ayaklandı. İsyancılar, saraydaki güvenlik açığından yararlanarak saraya baskın düzenlediler. İçeri giren isyancılar Birinci Mustafa'yı odasından alarak tahta çıkardılar. Genç Osman'ı ise Yedikule zindanlarına götürdüler ve orada boğarak öldürdüler. Genç Osman ertesi gün babasının türbesine defnedildi.