28 Aralık 2013 Cumartesi

Yılmaz Güney Kimdir? Kısaca Hayatı - Biyografisi



Yılmaz Güney, kimliğinde yazan adı ile Yılmaz Tütün, 1 Nisan 1937 yılında Adana'da doğdu. Çocukluk yıllarında sinema salonlarında çalıştı. Türk sinemasına ilk adımını da öyle atmış oldu. Ama hayatını değiştiren olay yönetmen Atıf Yılmaz'la tanışmasıyla oldu. Asistanı olarak işe başladı. 

"Bu Vatanın Çocukları" ve "Ala Geyik" filmlerinin senaryolarını yazdı. Bu filmlerde oyunculuğa da ilk adımını attı. Her ne kadar sinemacı kimliğiyle bilinse de edebiyatla ilişkisi de hep güçlü oldu. Hayatına yön veren olaylar da kalemi nedeni ile başladı. 1961 yılında 18 ay hapis cezası aldı. Mahkumiyeti biter bitmez de beyaz perdeye geri döndü. Küçük bütçeli filmlerde başı dik duran Anadolu çocuğu rolleriyle bütünleşti. Kendine sarsılmaz bir yer edindi. "Çirkin Kral" lakabı da o dönemde geldi. 

Güney, o zamana kadar olan oyuncu profilini altüst etti. İyilerin yakışıklı, kötülerin de çirkin olduğu dönemler geride kaldı. Efsaneleşmeye doğru giderken yönetmen koltuğuna da oturdu. Türk sinemasının önemli filmlerinden "Umut"u çekti. Altın Koza Film Festivali'nde en iyi film ödülünü aldı. Sonraki yıllarda Çirkin Kral'ın kariyeri de özel hayatı da hareketli geçti. 12 Mart Darbesi sırasında 10 yıl hapse mahkum edildi. Genel afla çıktı. Klasikler arasında yer alan ve müziğiyle de çok sevilen "Arkadaş"ı da o yıl çekti. Ancak Çirkin Kral'ı yine mahpusluk bekliyordu. Adana'da bir hakimin öldürülmesine karıştı. 19 yıl hapse mahkum edildi. 

Cezaevinde de üretmeye devam etti. O dönemde kaleme aldığı "Sürü" ve "Yol" filmleri, Türk sinemasının klasikleri arasına girdi. 1981'de Isparta Yarı Açık Cezaevi'nden izinli olarak ayrıldı. Bir daha vatan topraklarına dönmedi. "Yol" filminin kurgusunu tekrar yaptı. Cannes Film Festivali'nde en iyi senaryo ödülünün sahibi oldu. Güney, yurda dönme çağrılarına uymaması sebebiyle 1983'te Türk vatandaşlığından çıkarıldı. Aynı yıl Fransa'da "Duvar" adlı filmin yönetmenliğini yaptı. 9 Eylül 1984'te yaşamını yitirdi. 

Kaynak

Simge Fıstıkoğlu ile Yeni 1 Gün, Show TV

17 Aralık 2013 Salı

Orhan Veli Kanık Kimdir? Kısaca Hayatı ve Edebi Kişiliği


Türk şiirinin hececi şairlerinden Orhan Veli Kanık, 1914 yılında İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini Ankara Gazi Lisesi'nde yapan Orhan Veli, daha sonra İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'ne girdi. Ancak üniversite eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Çeşitli resmi görevlerde memur olarak çalıştı.

Orhan Veli Kanık'ın ilk şiirleri 1936 yılında Varlık Dergisi'nde yayımlandı. Şiirlerinde yerleşik kalıp ve klişeleri yıkan basit ve sade halk dili ile sıradan insanın güncel yaşamına eğilen Orhan Veli, arkadaşları Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat ile "Garip" akımını kurdu. 1947 yılında "Yaprak Dergisi"ni çıkardı. 1947-1950 yılları arasında 28 sayı yayımlanan dergi, Orhan Veli'nin 14 Kasım 1950'de ölümü üzerine "Son Yaprak" adını taşıyan son sayısı ile yayımını durdurdu.

EDEBİ KİŞİLİĞİ

Orhan Veli'nin gençlik dönemi şiirleri, Ahmet Hamdi ve Ahmet Muhip Dıranas etkilerini taşır. Fransız sembolistlerinden de dikkate değer biçimde etkilendi. Daha sonra "Garip" akımının oluşumuna yol açan "yadırgatıcı" şiirlerini yazdı. Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte şiirin "insanın beş duyusuna değil, aklına hitap eden bir sanat" olduğunu belirterek yeni akımın en temel ilkesini açıkladı.

Orhan Veli, şiirde sürekli bir arayışın simgesi oldu. Oktay Rifat'ın deyimi ile "Şiirde birkaç kuşağın arka arkaya gerçekleştirebileceği hızlı değişimleri birkaç yıl içine sığdırmıştır." Orhan Veli'nin yayımlanan eserleri arasında "Garip ve Vazgeçemediğim", "Destan Gibi", "Yenisi", "Karşı" adlı kitaplar sayılabilir. 

Orhan Veli Kanık, 14 Kasım 1950 tarihinde hayatını kaybetti.

KAYNAK

Milliyet gazetesi, 14.11.1985, s.12

12 Aralık 2013 Perşembe

Yusuf Atılgan Kimdir? Hayatı ve Eserleri


1921 yılında Manisa'da doğan Yusuf Atılgan, 1944 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Maltepe Askeri Lisesi'nde kısa bir süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra, Manisa'nın Hacırahmanlı köyündeki çiftliğine çekildi.

1957-1958 Yunus Nadi Roman Yarışması'nda ikincilik kazanan romanı "Aylak Adam"la edebiyat dünyasının ilgisini çekti. Varlık dergisindeki öykülerinden sonra uzun bir suskunluk dönemine giren Atılgan, 1970 yılında Cumhuriyet gazetesinin Sanat ekinde yayınlanan "Yük" adlı öyküsüyle yeniden edebiyata döndü.

Öykü ve romanlarında iç içe çağrışımlarla yürüyen bir anlatımla, köy, kasaba ve kent insanının iç dünyasını, bilinçaltını sergileyen, çevresiyle uyuşmazlığını ve yabancılaşmasını yansıtan Atılgan'ın başlıca yapıtları, "Aylak Adam", "Bodur Minareden Öte" ve Ömer Kavur tarafından filme alınan ve pek çok ödül alan "Anayurt Oteli"dir. 

Yusuf Atılan, 1989 yılında hayatını kaybetti. 

ANAYURT OTELİ
1973 yılında yayınladığı ikinci ve son romanı Anayurt Oteli toplum dışına düşmüş, yabancılaşmış bir bireyi anlatır. Romanın kahramanı Zebercet de Aylak Adam'ın C.'si gibi bir uç kişiliktir. Yaşamın sınırlarına dayanmıştır. Zaten romanın sonunda, insanların dünyasından iyice kopardığı, ıssızlaştırdığı otelde, ortalıkçı kadını da öldürdükten sonra kendini asacaktır. Anayurt Oteli iyice damıtılmış bir anlatıdır. Olaylar, ayrıntılar, anılar bir matematikçi gibi hesaplanmış, bir iç düzene kavuşturulmuştur.[1]
KAYNAKÇA

[1] Ahmet Oktay, Milliyet gazetesi, 21.10.1989, s.12
 Milliyet gazetesi, 10.10.1989, s.12

9 Aralık 2013 Pazartesi

Hezarfen Ahmet Çelebi Kimdir? Kısaca Hayatı


Hezarfen Ahmet Çelebi, Evliya Çelebi'nin verdiği bilgilere göre 17. yüzyıl Osmanlısında 4. Murat döneminde yaşar. 10. yüzyılda yaşamış Türk alimlerinden Nişaburlu İsmail Cevheri'nin çalışmalarından yararlanır. "Kuşlar kanatlarıyla uçabiliyorsa insanlar bunu neden yapamasın?" der Hezarfen ve kendi imal ettiği dev kanatlarla sayısız deneme yapar. 

35 metre yüksekliğindeki Galata Kulesi'nden kendini boşluğa bıraktığında padişah ve İstanbul onu izlemektedir. Meraklı gözlerin üstünde kuşlar gibi uçan Hezarfen, boğazın karşı kıyısına Üsküdar Doğancılar Meydanı'na konar. O artık uçmanın, kanatlanmanın ve özgürlüğün de sembolüdür. 

İlminin genişliği sebebiyle kendisine "Bin Bilimli" anlamında "Hezarfen" denilen Ahmet Çelebi, takma kanatlarla mekanik olarak uçmayı başaran ilk insan kabul edilir. 

Ahmet Çelebi, önce Okmeydanı'nın minberi üzerinde rüzgarın sert olduğu sırada kartal kanatlarıyla 8-9 kere havada uçarak talim etmiştir. Murat Han, Sarayburnu'ndaki Sinan Paşa Köşkü'nde boğazı seyrederken Hezarfen Galata Kulesi'nin tepesinden lodos rüzgarıyla Üsküdar'a kadar uçabilmişti. 

Evliya Çelebi'nin verdiği bilgilere göre Cezayir'e sürülmüş ve burada hayatını kaybetmiştir. 

KAYNAKÇA

TRT Haber, Turkuvaz programı, 88. bölüm

Turgut Uyar Kimdir? Turgut Uyar'ın Hayatı Kısaca


Turgut Uyar, 1927 yılında Ankara'da doğdu. 1946'da Bursa Askeri Lisesi'ni, 1947'de de Askeri Memurlar Okulu'nu bitirdi. Personel subayı olarak çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, 1958'de askerlikten ayrılıp, Türkiye Selüloz ve Kağıt Sanayii'nde memurluk yaptı. 1969'da kendi isteğiyle emekli oldu. 

İlk şiiri, 1947 yılında Yedigün dergisinde yayımlandı. Kaynak dergisinin düzenlediği yarışmada ikincilik kazandı. Yarışmada seçiciler kurulunda bulunan Nurullah Ataç'ın daha sonra da titizlikle izlediği ve beğendiği bir şair olarak dikkatleri üzerine çekti. Şiirleri Varlık, Dost, Pazar Postası, Değişim, Papirus, Yeni Dergi, Türk Dili, Oluşum gibi dergilerde çıktı.

Şairin ilk şiirlerini topladığı "Arz-ı Hal" (1949)'de çeşitli etkilenmeler, ikinci kitabı "Türkiyem"de ise etkilerin azaldığı, çevre izlenimlerinin, kişisel duyguların ve içli bir anlatımın sürdüğü gözlenir. Uyar, "Dünyanın En Güzel Arabistan"ı (1959) ile ustaca değişimin içine girer.

İkinci Yeni şiir anlayışının en yetkin örnekleri sayılan şiirleri "Tütünler Islak" (1962) adlı kitabında yer alır. "Her Pazartesi" (1968) adlı şiir kitabı şairin İkinci Yeni öncesiyle İkinci Yeni döneminin bir bileşimi gibidir.

"Tütünler Islak"la Yeditepe Şiir Armağanı'nı ve Lucretius'tan Tomris Uyar'la birlikte yaptığı "Evrenin Yapısı" adlı çevirisiyle de 1975 TDK Çeviri Ödülü'nü kazandı.

Turgut Uyar, 1985 yılında hayatını kaybetti.

Turgut Uyar, Çağdaş Türk şiirinin önde gelen adlarından biriydi. İnsanın mutluluk arayışını dile getiren Uyar, imge düzeniyle genç kuşakları da etkilemişti...

KAYNAKÇA

Milliyet gazetesi, 22.08.1987, s.10
Milliyet gazetesi, 23.08.1985, s.9

5 Aralık 2013 Perşembe

Nelson Mandela Kimdir? Nelson Mandela'nın Hayatı


Nelson Mandela, 18 Temmuz 1918'de bir kabile şefinin oğlu olarak dünyaya geldi. Methodist okullara devam etti ve Fort Hare'de siyahların gittiği üniversiteye 1938'de kabul edildi. Ancak, Oliver Tambo ile bir öğrenci boykoyu örgütleyince üniversiteden 1940'ta kovuldu. 

Nelson Mandela, ağır siklet olarak boks yaptı ve öğrencilerin çoğunluğunu beyazların oluşturduğu Witwatersrand Üniversitesi'nde hukuk eğitimi gördü.

Mandela, Tambo ve Sisulu, Afrika Ulusal Kongresi Gençlik Derneği'ni 1944'te kurdular. Bu derneğin 1950'de başkanı olan Mandela, Afrika Ulusal Kongresi'nin 1952'de düzenlediği direniş kampanyasının da örgütleyicisi oldu.

Mandela ve Tambo, Güney Afrika'nın ilk siyah hukuk danışmanlığı şirketini kurdular. Ancak, 1952'de Komünizmi Ezme Yasası gereğince, halk ayaklanmasını teşvik etmekten suçlu bulundular. Bundan sonra, Mandela'nın çalışmalarını engelleyen bir dizi emirler geldi.

Mandela, gizlice çalışmalarını yürütmeye devam etti. Özgürlük Bildirisi'ni imzalayan siyah ve beyaz 155 Güney Afrikalı ile birlikte Aralık 1956'da ihanetle suçlandı. 

Dava 1960'ta sona erdi ve bütün sanıklar serbest bırakıldı. Ancak, Mandela yeniden tutuklanırım kuşkusuyla yer altına geçti ve böylece 17 ay mücadelesini gizlice yürüttü.

Güney Afrika'da planlanan iki günlük grevin polis tarafından ezilmesinden sonra, Mandela ve Afrika Ulusal Kongresi içindeki bir grup arkadaşı, silahlı mücadelede karar kıldılar. Mandela, yayınladığı bir bildiride, "Barışçı bir propaganda ve mücadele için bize her imkan kapatılmıştır. Afrikalılar, hükümetin baskıcı siyasetlerini protesto etmek için barışçı bir şekilde evlerinde oturma hakkına bile artık sahip değildir" dedi.

Nelson Mandela, Afrika Ulusal Kongresi'nin yasadışı ilan edilerek kapatılmasından önce, bu örgütün başkan yardımcısıydı. Silahlı mücadele kararından sonra, bu örgütün "Ulusal Mızrağı" adlı askeri kanadının ilk komutanı oldu. Mandela, Afrika'da dolaştı, askeri eğitim aldı ve örgütüne destek sağlamaya çalıştı. Güney Afrika'ya dönüşünde 1962'de tutuklandı ve ülkeyi yasadışı yollardan terk ettiği ve siyahları isyana kışkırttığı gerekçesiyle beş sene ağır iş cezasına çarptırıldı.

Haziran 1964'te Mandela ve yedi arkadaşı, ömür boyu hapisle cezalandırıldılar. Mandela, 1962 yılında girdiği cezaevinden 1990 yılında çıktı. 

Nelson Mandela, 10 Mayıs 1994'te Güney Afrika'nın ilk siyah Devlet Başkanı oldu. 5 Aralık 2013'te hayatını kaybetti.

KAYNAK: Milliyet gazetesi, 12.02.1990, s.4