31 Mart 2016 Perşembe

Atatürk Kürtlere özerklik sözü verdi mi? - İlber Ortaylı Cevapladı



Prof. Dr. İlber Ortaylı, katıldığı Siyaset Meydanı programında, "Atatürk Kürtlere özerklik sözü verdi mi?" sorusunu cevaplandırdı.

Ali Kırca: "Erzurum Kongresi'nin 8. maddesinde 'Milletlerin kendi kaderlerini tayin hakkı' gibi bir ifade var. Sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmit konuşması var ve burada 'İki unsurun kaderi birleşmiştir' diyor."

İlber Ortaylı'nın açıklaması şu şekilde:

İzmit konuşmasının sansürsüz metnini okuyabilmiştim. Kürt realitesini tanıma var, fakat Atatürk hiçbir şekilde ayrımdan söz etmiyor. Çünkü artık askeri safha başarılmıştır. Ondan sonra bir Mareşalin kazandıklarından, elde tuttuklarından vermesini bekleyemezsiniz. Zaten öyle bir talep de yoktur. 

Sivas Kongresi'nde öyle bir eğilim var mıydı, bilemem. Fakat zaten Sivas Kongresi sırasında Kürt Teali Hareketi'nin bağımsızlık isteği çok menfidir. Lider kadroları için bu söz konusudur. Onun için bugünkü durum ile geçmişe bakmak meseleyi çözmüyor. Bu koca bir parçanın entegrasyonu nasıl sağlanmış? Bence çok büyük bir sıkıntı çekmemişler. Çünkü bu tarafta öyle bir derinlemesine talebin olduğunu söylemek çok zor. Çok az ayaklanmalar var. Mesela Koçgiri Ayaklanması. Ama Koçgiri Ayaklanması milliyetçilik mi başka türlü bir ayaklanma mı üzerinde durmak lazım. 

1924 Anayasası vatandaşlık konusunda Fransa Anayasasını model almıştır. 

11 Mart 2016 Cuma

Köroğlu Hayatı Kısaca


Sibirya'dan Balkanlar'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada bir kahramanlık hikayesinin baş kahramanı olan Köroğlu'nun gerçek bir şahsiyet oluşuyla alakalı çok az bilgi vardır. Köroğlu bir efsane olsa bile Türk Halk Edebiyatı ve kahramanlık şiirlerindeki etkisi çok önemli bir yere sahiptir. Şiirleri dağlar gibi keskin ve yalçındır. Döneminin haksızlık ve adaletsizlikleri şiirlerinin temelini oluşturur. Evliya Çelebi seyahatnamesinde 17. yüzyıl Celali İsyanları'na katılanlar arasında Köroğlu'nun da adı geçmektedir. 

Osmanlı'nın Bolu'ya tayin ettiği Bolu Beyi at meraklısıdır. At yetiştirmede usta olan seyis Yusuf'u güzel bir at bulması için görevlendirir. Yusuf, günlerce gezdikten sonra bir tay bulur. Tayı alır ve Bolu'ya döner. Lakin tay beyin istediği gibi değildir. Kendisiyle alay edildiğini düşünen Bolu Beyi Yusuf'un gözlerine mil çektirir ve Köroğlu'nun amansız hikayesi böyle başlar. Yaşı olgunlaşınca Bolu Beyi'nden intikam almayı düşünen Köroğlu, çevresine Bolu Beyi'nden rahatsız olan muhalifleri toplayarak kır atıyla beyin üzerine yürür. 

Köroğlunun Anadolu'yu, Rumeli'yi ve Azerbaycan'ı dolaştığı kabul edilir. Kars'ta Kiziroğlu ile karşılaşmış ve onunla savaşmıştır. Bu karşılaşmadan sonra Kiziroğlu ve Köroğlu haksızlıklara karşı birlikte mücadele etmiştir. Bugün Bolu'nun güneyinde uzanan sıradağların ismi Köroğlu Dağları olarak bilinmektedir. Köroğlu, dağların bir esintisi ve zalimleri dizüstüne çökerten bir çığlık olarak tüm Anadolu'nun kalbini fethetmiş bir yiğittir.  

KAYNAK

TRT Avaz, Türk Halk Edebiyatı

7 Mart 2016 Pazartesi

Göktürk (Orhun) Yazıtları Hakkında Kısa Bilgi


Göktürk Kitabeleri de denilen bu yazıtlar, Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleridir. 8. yüzyılda, Çinlilere karşı yapılan bir "kurtuluş savaşı" kazanıldıktan ve Türk bütünlüğü sağlandıktan sonra, bu zaferi ölümsüzleştirmek gayesiyle yazılmıştır. Moğolistan'ın kuzey doğusunda, Orhun ırmağının, eski yatağına dikilen bu yazılı taşlara Orhun Anıtları denir. 

Orta Asya'da Orhun ırmağının eski yatağına dikilmiş oldukları için, Orhun Anıtları adını alan yazılı taşlarda, Göktürklerin tarihi anlatılmaktadır. İlk defa bu yazıtları, 19. yüzyılda Danimarkalı dil bilgini Thomsen okudu. Bu anıtlardan ilk söz açan ise, 13. yüzyılda, İlhanlılar tarihçisi Alaaddin Ata Melik Cüveyn'in Târih-i Cihan Güşa adlı eseridir. 

Orhun Anıtları'nın en önemlileri: Göktürklerin dört hakanına vezirlik etmiş olan Bilge Tonyukuk'un 720'de diktirdiği Tonyukuk Anıtı; Doğu Göktürklerini Çin eserliğinden kurtaran Kutluk Han'ın küçük oğlu Kül Tigin adına 732'de diktirilen Kül Tigin Anıtı, Kutluk Han'ın büyük oğlu Bilge Kağan adına 735'de diktirilen Bilge Kağan Anıtı'dır.

Orhun Anıtları'nda eskisi gibi iyi ve bilgili olmayan beylerin elinde Türk devletinin nasıl sarsılıp yıkıldığı, bu beylerin Çinlilerin hilelerine nasıl aldandıkları anlatılır. 50 yıl Çin'de esir yaşayan Doğu Türkistan Türklerinin esirlikten kurtuluşları, yeniden hürriyetlerine kavuşmaları, sağlam, kuvvetli, güzel bir Türkçe ile dile getirilmiştir. 

KAYNAK

Seyit Kemal Karaalioğlu, Edebiyat Terimleri Kılavuzu, s. 277, İstanbul: İnkılap ve Aka, 1975