16 Haziran 2017 Cuma

Balfour Deklarasyonu Nedir? Kısaca Bilgi


Yüzyıllar boyunca Osmanlı Devleti'nin egemenliği altında bulunan Filistin, Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizler tarafından işgal edildi. Balfour Deklarasyonu, Sykes-Picot Anlaşması gibi Osmanlı Devleti'nin topraklarının bölünmesi amacıyla hazırlanan bir plandı. 

Balfour Deklarasyonu Niçin Yayınlanmıştır?

İngilizlerin Yahudilerle ilişkisi özellikle Birinci Dünya Savaşı sırasında başlamıştı. İngilizlerin amacı ABD ve Rusya'daki Yahudi gruplar aracılığıyla bu iki ülkeyi savaşa çekmekti. Çünkü ABD Başkanı'nın iki danışmanı ve yeni gerçekleşen Sovyet devriminin ikinci adamı Leon Troçki Yahudi'ydi. İngilizler ABD'nin savaşa girmesiyle ABD'den istediğini aldıysa da Sovyetler'den istediğini alamadı. 

Siyonizmin savunucularından Hayim Weizmann, İngiliz siyasetçileri arasındaki güçlü bağlantılar kurdu. Bu bağlantılar aracılığıyla Siyonizmin İngiltere'nin Orta Doğu'daki çıkarları için yararlı olacağı konusunda ikna çabasına girişti. (Hayim Weizmann, 1949 yılında İsrail'e gelerek ülkenin ilk cumhurbaşkanı olacaktı.)

İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour, 2 Kasım 1917'de Britanya Yahudi Toplumu Başkanı Rothschild’e, Filistin'de Yahudi yerleşiminin önünü açacak bir mektup yazdı:
"Britanya Hükümeti Filistin'de Yahudi halkı için bir ulusal yurt kurulmasını olumlu karşılamaktadır ve bu amacın gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak için elinden geleni yapacaktır. Bunun yanı sıra Filistin'deki Yahudi olmayan halkların sivil ve dini haklarına ya da başka ülkelerde yaşayan Yahudilerin hak ve siyasal durumlarına zarar verecek uygulamalara gidilmeyeceği kabul edilmektedir."
Balfour Deklerasyonu'nun ardından Filistin'e Yahudi göçü hız kazandı. İngilizler Balfour Deklarasyonu ile Yahudilere toprak sözü vermeleri dışında Şerif Hüseyin'e Arap devleti kurulması, Fransa'ya da Sykes-Picot Antaşması ile Ortadoğu topraklarının bölünmesi konusunda çeşitli sözler verdi. 


11 Haziran 2017 Pazar

Şanghay İşbirliği Örgütü Hakkında Bilgi


Çin Halk Cumhuriyeti, kuruluşunun ilk yıllarında Sovyetler Birliği ile iyi bir ilişki içerisinde olmuşsa da bu ilişki zaman içerisinde bozulmuştu. Bunun en önemli nedeni ideolojik bir rekabet içerisine girmeleriydi. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle iki ülkenin ilişkileri tekrardan canlandı. 

Soğuk Savaş'ın ardından NATO, "Barış İçin Ortaklık" girişimi kapsamında Orta ve Doğu Avrupa'da hızla yayılmaktaydı. Rusya, yakın bölgesinde NATO'nun yürüttüğü faaliyetlerden rahatsızdı. Çin ise ham madde ihtiyacı gibi ekonomik etkenlerin de etkisiyle uzun bir süredir sürdüğü dünya politikasına dahil olmama anlayışını terk ederek aktif bir politika izlemek istiyordu. Ayrıca Rusya ve Çin, ABD'nin tek kutuplu dünya özlemine karşı çıkmaktaydılar. 1995 yılında her iki ülke de çok-kutuplu bir düzen için çaba gösterilmesini açıkladılar.

Şanghay Beşlisi, 26 Nisan 1996'da Şanghay'da imzalanan bir anlaşma ile kuruluşunu ilan etti. Kurucu ülkeler şunlardı: Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan. Her yıl düzenli olarak üye devletlerin başkentlerinde zirveler düzenlendi.

2001 yılında Özbekistan'ın da bu yapıya girmesiyle bir hükümetler arası örgüt haline getirilerek Şanghay İşbirliği Örgütü resmen kurulmuş oldu. Örgütün sekreterliği Pekin'de, terörle mücadele merkezinin ise Taşkent'te olması kararlaştırıldı. 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün 2007 yılındaki zirvesinde, "Tek kutuplu dünya kabul edilemez" demiştir.

Örgütün amacı üyeler arası politika, ekonomi, ticaret, kültür, teknoloji, eğitim vb. alanlarda etkili bir işbirliği sağlamaktır. Örgütün en üst karar alma mekanizması Devlet Başkanları Konseyi'dir. Yılda bir kez üye devletlerden birinin başkentinde toplanır. Örgütün diğer organları şunlardır: Hükümet Başkanları Konseyi, Dışişleri Bakanları Konseyi, Ulusal Koordinatörler Konseyi ve Sekretarya.

Şanghay İşbirliği Örgütü'nde İran, Beyaz Rusya, Afganistan ve Moğolistan gözlemci statüsüne sahiptir. Türkiye, Belarus, Sri Lanka, Azerbaycan, Ermenistan, Kamboçya ve Nepal ise örgütün diyalog partneridir. ABD'nin örgüte gözlemci üye olma başvurusu kabul edilmemiştir. 

2016 yılında yapılan Taşkent'teki zirvede Hindistan ve Pakistan'ın örgüte üye olması kararlaştırıldı. 

Katar Hakkında 12 Bilgi


1-) Katar, 16. yüzyıldan 1918 yılına kadar Osmanlı Devleti'nin egemenliği altında bulundu. 

2-) Birinci Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından işgal edilen Katar'ın bağımsızlığını kazanması 1971 yılında gerçekleşti. Ayrıca bağımsızlığını ilan etmeden önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin kendisine katılma teklifini reddetmiştir. 

3-) Ülkenin tek kara sınırı Suudi Arabistan ile bulunmaktadır. Diğer kısımları ise Basra Köfrezi ile çevrilidir. Başkenti Doha'dır. 

4-) Kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahiplerdir. 2009 yılı itibariyle de belediye seçimleri yapılmaktadır. 

5-) 2003 yılında gerçekleştirilen referandum sonucunda 45 üyeli bir parlamento kuruldu. Bu parlamentonun 2/3'ü seçimle, 1/3'ü ise Emir'in ataması ile göreve gelmektedir. 

6-) Komşuları ile ilişkilerini geliştirmek için çabalayan Katar, 2001 yılında Suudi Arabistan ve Bahreyn ile aralarındaki sınır sorunlarını çözdü. 

7-) Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Doğu'daki komuta merkezlerinden biri burada bulunmaktadır. 2001 yılındaki Irak işgalinin koordinasyonu buradaki merkezden sağlanmıştı. 

8-) 2 milyon civarında nüfusa sahip olan Katar'ın nüfusunun sadece 300 bini Katarlı olup geri kalan kısmı çalışma için gelen yabancı ülke vatandaşlarından oluşmaktadır. 

9-) Katar'ın ordusu yaklaşık 12 bin kişiden oluşmaktadır. 

10-) Dünyada kişi başına düşen milli geliri en yüksek ülkedir. Ayrıca dünyada işsizliğin en az olduğu ikinci ülkedir. 

11-) Dünyadaki kanıtlanmış doğalgaz rezervleri bakımdan üçüncü sıradadır. 

12-) Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatçısı olan Katar, Türkiye'nin Rusya ile yaşadığı uçak krizinin hemen ardından Türkiye ile doğalgaz anlaşması imzalamıştır. 



7 Haziran 2017 Çarşamba

İran-Irak Savaşı Hakkında Kısa Bilgi


İran-Irak Savaşı'nın Nedenleri

1979 yılında gerçekleşen İran Devrimi'nin sonucunda İran şahı devrilerek İran İslam Cumhuriyeti kuruldu. Bu gelişme Irak ile İran arasında örtülü olan gerginliği meydana çıkardı. İki ülke arasında tarihsel sorunlar da (Şattülarap Suyolu Sorunu, Basra Körfezi'nde hegemonya kurma) mevcuttu. 

İran Devrimi'nin ardından Irak'ın en büyük çekincesi, Humeyni tarafından Irak'ta çoğunluğa sahip Şiilere bir ayaklanma çağrısı yapılmasıydı. Bunun yanında Humeyni, Saddam Hüseyin'i ve Baas Partisi'ni "İslam düşmanı" olarak görüyordu. 

Saddam Hüseyin, İran ile imzalanan Cezayir Anlaşması'nı televizyonda yırttıktan 5 gün sonra Irak birlikleri İran topraklarına girdi. Savaşın başlarında Irak, İran topraklarının bir kısmını işgal ettiyse de İran ordusunun güçlü bir direnişiyle karşılaştı. İran, Irak birliklerini sınırlarından çıkardı. Savaşın daha sonraki süreci ağırlıklı olarak Irak topraklarında sürdü. 

İran rejiminden endişe duyan Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Bahreyn ve Katar tarafından Körfez İşbirliği Örgütü kuruldu. Bu devletler, savaş sırasında Irak'ın ekonomik destekçisi oldu.

Bir süre sonra iki ülke de birbirlerinin petrol ihraç yollarını kesmek için mücadele etti. Irak, savaş boyunca çok kez kimyasal silah kullandı. Bu saldırılardan bir tanesi de Halepçe'de gerçeklemiş ve en az 5 bin kişi hayatını kaybetmişti. 

İran-Irak Savaşı'nın Sonuçları

20 Ağustos 1988'de BM himayesindeki ateşkes yürürlüğe girdi. Bunun sonucunda 20. yüzyılın en uzun konvansiyonel savaşı sona ermişti. İki taraf da çok sayıda kayıp verdi. Irak önemli bir ekonomik borç yükü altına girdi. Bu durum, Irak'ın 1990 yılında Kuveyt'i ilhak girişiminin sebeplerinden bir tanesi olacaktı.


5 Haziran 2017 Pazartesi

Albay Cevdet Gerçekte Kimdir?


Kanal D'de yayınlanan "Vatanım Sensin" dizisinin kahramanı Albay Cevdet'in gerçekte ismi Mümin Aksoy'dur. 

Mümin Aksoy Kimdir?

Mümin Aksoy, 1892 yılında İzmir'de dünyaya geldi. Beylerbeyi Yedek Subay Okulu'ndan teğmen olarak mezun oldu. Balkan Savaşı, Doğu Cephesi'nde ve Çanakkale Savaşı'nda görev yaptı. 

İyi derecede Rumca bilen Mümin Aksoy, Yunan ordusu İzmir'i işgal edince subay kimliğini gizleyerek işbirlikçi gibi Yunanlıların içine sızdı. Bu şekilde çok sayıda istihbarat topladı. Ayrıca Kurtuluş Savaşı için mühimmat ve yardım malzemesi de sağladı. Dizide olduğu gibi bu görevinden ailesinin bile haberi yoktu. Bu sebeple halk nezdinde "işbirlikli" olarak görülmüş ve "Gavur Mümin" denilmiştir. Yrd. Doç. Dr. Ahmet Mehmetefendioğlu, Kanal D Ana Haber'de Mümin Aksoy'un yaşadığı durumu şu sözlerle ifade etti: "Sokakta yüzüne tükürüldüğünü, evinin taşlandığını ve ciddi bir itibar kaybına uğradığını görüyoruz." Mümin Aksoy ise yaşadığı durum karşısında not defterine şunları yazıyor. "İtiraf edeyim ki o tükürükler çarpıştığım cephelerde yediğim kurşunlardan daha ziyade acı ve ızdırap verdi bana. Ölmekten değil de bir tek şeyden korkuyordum. Gerçeği anlatamadan ölmek ve tarihe bir vatan haini olarak geçmek."

Yunanlılar tarafından fark edilmesi ise Yunan ordusunun Sakarya üzerine yürüyüş planlarını Ankara'ya ulaştırmasıyla olmuştur. Esir alınarak Atina'ya götürüldü. 1923 yılında esir mübadelesiyle esaretten kurtarıldı ve Ankara'ya geldi. Mustafa Kemal Paşa, ısrarla Yunan ordusunun başkomutanlarına (General Trikopis, General Dmarras, General Digennis) karşı Yüzbaşı Mümin Aksoy'u istemişti.

Mümin Aksoy, 24 Ocak 1948 tarihinde İzmir'de vefat etti. Hakkında daha fazla bilgi, beraber görev yaptığı Fadıl Dokuzeylül'ün hatıralarında yer almaktadır. 

4 Haziran 2017 Pazar

Meiji Restorasyonu Nedir?


Meiji Dönemi Nedir?

Japonya'da Meiji Dönemi olarak adlandırılan dönem, Mutsuhito'nun 45 yıl süren saltanat dönemine verilen bir isimdir. Bu dönem, 23 Ekim 1868 ile 30 Temmuz 1912 tarihleri arasını kapsamaktadır.

Ortaçağ'dan itibaren dışa kapalı bir biçimde yaşayan Japonya, Tokugawa Şogunluğu tarafından yönetilmekteydi. Nagasaki limanını Hollandalılara ve Çinlilere açan Japonya, bir süre sonra Amerika'nın ticari engellerin kaldırılması baskısıyla karşılaştı. Bu baskının sonucunda Japonya iki limanını daha ticarete açtı. 

1868 yılında İmparator Meiji, ülkedeki bin yıllık Şogunluğu yıkarak yönetimi ele geçirdi. Bu dönemde Avrupa devletlerinin düzeyine erişmek için köklü değişiklikler yapılmıştır. Japonya çok kısa bir süre içinde dünya devletleri arasında oldukça önemli bir konuma gelmiştir. 

Meiji Restorasyonu'nda Yapılan Yenilikler

Japonya'yı feodal bir ortaçağ ülkesinden Avrupa devletlerinin gelişmişlik düzeyine eriştiren ve Meiji Restorasyonu olarak adlandırılan gelişmeleri şu şekilde sıralayabiliriz:
  • İlköğretim kanunla zorunlu hale getirildi.
  • 1871 yılında ülkede ilk gazete yayın hayatına başladı.
  • Demiryolu yapımına ağırlık verildi. 1914 yılında demiryollarının uzunluğu 11,400 kilometreye ulaşmıştır.
  • Derebeylik sistemine son verildi. Daimyo olarak adlandırılan derebeylerin topraklarının İmparator'a verilmesi kararlaştırıldı. Bu toprakların yönetimine merkezi yönetim tarafından atanan idareciler getirildi.
  • 1873 yılında zorunlu askerlik sistemi getirildi. Buna göre 21 yaşından büyük her erkek 4 yıl boyunca askerlik yapacaktı.
  • Ülkede çok sayıda fabrika kuruldu. 
  • Kast sistemi kaldırıldı.
  • Eğitim için Avrupa'ya çok sayıda asker gönderildi.

Hızlı bir büyüme sürecine giren Japonya, bir süre sonra hammadde sıkıntısı çekince yayılmacı bir politika izlemeye başladı. Çin ile yaptığı savaş sonucunda toprak elde ettiyse de Batı'nın ve Rusya'nın tepkisi üzerine geri vermek zorunda kaldı. Rusya ile yaptığı savaşı da kazanan Japonya, kısa bir süre sonra Kore'yi topraklarına kattı.  

Londra'da Dil Eğitimi


Londra dil okulları, şehir genelinde oldukça fazla öneme sahip olmak ile birlikte şehrin kişiliğini de ortaya çıkarmakla görevli kurumlar bütünü olmaktadır. Londra şehrinde dil eğitimi almak isteyen yüzlerce farklı öğrenci ve vatandaş bulunmaktadır. Londra dil eğitimi açısından oldukça önemli bir konuma sahip şehirdir. Londra İngiltere’nin başkenti ünvanını taşımak ile birlikte birçok önemli bölgeye de sahip olan bir şehirdir. Dünyanın en önemli iş ve finans merkezlerinden birisi olan Londra, yaklaşık olarak 9 milyonluk bir nüfusa sahip olmaktadır. Londra dil okulları için Academix yurtdışı eğitimden danışmanlık hizmeti alabilirsiniz: https://www.academix.com.tr/makaleler/londra-dil-okullari-ve-dil-egitimi-fiyatlari.aspx

Uluslararası turizmin kesişme noktası olarak bilinen ve belirlenen bu şehirde oldukça büyük havalimanları bulunmaktadır. Şehrin en kalabalık yerlerinden birisi de havalimanlarında yer almaktadır. Şehir genelinde 5 adet oldukça büyük havalimanı bulunmaktadır. Dünyanın en fazla uluslararası yolcusunu taşıyan havalimanı da bu şehirde bulunmaktadır. Bu ünvanı taşıyan havalimanının bu şehirde ve ülkede olmasından da ülkeye ne kadar fazla yabancının girdiğini tahmin etmek mümkün olabilecektir.

Şehir genelinde birçok gezilecek ve görülecek alan bulunmaktadır. Gerek turistik gerek tarihi mekanlar başta olmak üzere onlarca farklı bölgede hem yerlilerin hem de turistlerin ilgisini çekebilecek oldukça fazla mekan yer almaktadır. Bu mekanları incelediğinizde ve gezdiğinizde oldukça şaşıracak ve kendinizi geliştirebileceksiniz. Şehir çok fazla nüfusa sahip olmasına rağmen oldukça büyük yeşil alanları da üzerinde barındırmaktadır. Şehir genelinde yaklaşık olarak 150 adet park ve bahçe bulunmaktadır. Şehri ikiye bölmekle görevli bir de nehir bulunmaktadır. Thames Nehri olarak bilinen bu nehir şehri tam ortasından ikiye bölmek ile birlikte şehre ayrı bir hava katmaktadır.

İngiltere dil okulları olarak arama yaptığınızda karşınıza yüzlerce farklı okulun çıkması gayet normal karşılanmalıdır. Çünkü ülke genelinde binlerce farklı okul ve yüzlerce farklı dil okulu bulunmaktadır. Bu okulları iyi bir şekilde araştırmalı ve başarılı bir şekilde kararınızı vermeniz gerekmektedir. Buna ek olarak başarılı ve kaliteli bir şekilde eğitim almak için diğer yurtdışı dil okullarını da araştırabilir ve fiyatlarını gözden geçirebilirsiniz. Böylece çok daha fazla okul hakkında bilgi sahibi olarak daha güvenli ve içinize sinen bir okul seçimi yapmış olursunuz.


3 Haziran 2017 Cumartesi

Halil İnalcık'ın Hayatı Kısaca


'Hocaların hocası' ve 'Tarihçilerin Kutbu' olarak anılan Halil İnalcık, 7 Eylül 1916 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Kırım göçmeni bir aileye mensuptur. Eğitim hayatına Numune-i İrfan Mektebi'nde başladı. Ailesi Ankara'ya yerleşince burada Ankara Gazi Mektebi'ne kaydoldu. Kısa bir süre Sivas Muallim Mektebi'nde öğrenim gördükten sonra Gazi Muallim Mektebi'nde öğrenim hayatını sürdürdü. Lise öğrenimini Necati Bey Muallim Mektebi'nde tamamladı. Yüksek öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde tamamladı. 

Üniversite eğitimini tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi'nde asistanlık yapmaya başladı. 1942'de Tanzimat ve Bulgar Meselesi adlı tezi ile doktor unvanını aldı. 15 Aralık 1943'te Viyana’dan Büyük Ricat’e Osmanlı İmparatorluğu ve Kırım Hanlığı adlı tezi ile de doçentliğe atandı. 1949 yılında üniversitesi tarafından İngiltere'ye gönderildi. Burada Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili araştırmalarda bulundu. 1951 yılında Türkiye'ye döndü. 1952 yılında Viyana Bozgun Yıllarında Osmanlı-Kırım Hanlığı İşbirliği teziyle profesör oldu. 20 yıl boyunca Ankara Üniversitesi'nde dersler veren İnalcık, dünyadaki önemli üniversitelerde de misafir profesör olarak dersler verdi. 

1972 yılında Ankara Üniversitesi'nden emekli olduktan sonra 15 yıl Chicago Üniversitesi'nde görev yaptı. Burada Osmanlı Tarihi Kürsüsü'nü kurdu. 1986 yılında Chicago Üniversitesi'nden emekliye ayrıldı. 1993 yılında Türkiye'ye döndü ve Bilkent Üniversitesi'nde Tarih Bölümünü kurdu. 

Günümüzde Osmanlı tarihine ışık tutan çalışmaların büyük bir kısmı İnalcık'a aittir. İnalcık, Osmanlıca dahil 7 dil biliyordu. 25 Temmuz 2016 tarihinde vefat etti. 


2 Haziran 2017 Cuma

Timur Türk mü Moğol mu?


"Timur Türk müdür?" sorunun cevabı için Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın ve Timur Devleti Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Kanat'ın çeşitli programlarda yaptığı açıklamaları derledik. 

Prof. Dr. İlber Ortaylı, Habertürk'te yayınlanan Teke Tek programında konu hakkında şu açıklamalarda bulundu: 

"Timur'un Moğol olarak bilinmesi tabii ki realiteyle alakası yok. Fakat Timur'un kendisinin yaptığı bir şeydir. Hani bazı arkadaşlar nereden olduklarının kendi de farkında olmaz ama o sıfatı benimserler, bunun gibi bir şey. Bu çok yaygın bir şeydir. Mesela bugün Volga boyundakilerin, Kafkas'ın kuzeyindekilerin çoğu kendine Tatar diyor. Tataristan Cumhuriyeti'nin takımı uyandılar ve hayır biz Bolgarız dediler. Tatar, büyük Moğol kabilesinin adıdır. Ama o büyük Moğol kabilesi de çok büyük değildir. Çünkü Moğollar her zaman sayıca azdılar... Timur Devleti'nde Türkçe konuşuluyor. Devletin dili Türkçedir. "

Timur Devleti Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Kanat, Habertürk'te yayınlanan Tarihin Arka Odası programında konu hakkında şu açıklamalarda bulundu:

"Timur Türktür. Ama şöyle ifade etmek gerekir: Türkleşmiş Moğol. Yani ataları köken itibariyle Moğol. Timur'un ölümünden sonra torunu Uluğ Bey, bir yeşim taşının üzerine Timur'un seceresini yazdırıyor ve Cengizhan'a bağlanıyor. Dolayısıyla Moğol olduğu buradan söyleniyor."

Prof. Dr. Cüneyt Kanat, TRT 1'de yayınlanan Pelin Çift ile Gündem Ötesi programında Türkler ile Moğollar arasındaki ilişki hakkında ise şu açıklamalarda bulundu:


"Moğollar ve Türkler aynı coğrafyayı kullandılar. İkisi de okçu millet olarak anılıyorlar. Moğollarla ilgili biz ilk kayıtlara Latin kaynaklarında 4. yüzyıl ile 6. yüzyıl civarında rastlıyoruz. Oradaki tanımlarda bile Moğollar ile Türklerin farklı ırklar olduğu anlatılıyor." 


Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar (Bağımsız İdari Otoriteler)



Bağımsız idari otoriteler olarak da adlandırılan düzenleyici ve denetleyici kuruluşların ilk örneğini 1930'lu yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde görmekteyiz. Türkiye'de ise ilk kez 1981 yılında Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) kuruluşu ile görülmeye başlamıştır. Bu kuruluşların ortak önemli özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Denetleme ve düzenleme niteliğinde görevleri yerine getirirler. 
  • Kendi alanlarında yaptırım uygulayabilme yetkilerine sahiptirler. Bu kararlarına karşı Danıştay'a dava açılabilir. 
  • Mali konularda Sayıştay denetimine tabidirler. 
  • Vesayet denetimine tabidirler.
Türkiye'de faaliyette bulunan düzenleyici ve denetleyici kuruluşlar şunlardır:

1-) Sermaye Piyasası Kurulu

Üye Sayısı: 7
Görev Süresi: 5

2-) Radyo ve Televizyon Üst Kurulu

Üye Sayısı: 9
Görev Süresi: 6

3-) Rekabet Kurumu

Üye Sayısı: 11
Görev Süresi: 6

4-) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu

Üye Sayısı: 7
Görev Süresi: 6

5-) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Üye Sayısı: 5
Görev Süresi: 5

6-) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu 

Üye Sayısı: 7
Görev Süresi: 6

7-) Şeker Kurumu

Üye Sayısı: 7
Görev Süresi: 5

8-) Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu

Üye Sayısı: 7
Görev Süresi: 5

9-) Kamu İhale Kurumu

Üye Sayısı: 9
Görev Süresi: 4

10-) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu

Üye Sayısı: 9
Görev Süresi: 6

 

Babalar Gününde Alınabilecek Hediyeler


Bu yıl babalar günü ne zaman kutlanacak diye merak ediyor musunuz? O halde hemen cevaplayalım; Babalar günü 18 Haziran 2017 tarihinde kutlanacak. Zaman daralıp, günler günler ilerledikçe hem bu özel gün için sevgili babamızı memnun edecek hediyeler belirlemek, hem de varsa sürprizimiz bunun için şimdiden hazırlıklara başlamakta yarar var! Şu an bu satırları okuduğunuza göre hala babalar günü için gönlünüzü kazanacak bir hediyeniz yok demektir.:) O halde bunu kendinize hiç sorun etmeyin. Sevgili babanızın babalık gururunu okşayacak ve ona olan sevginizi derinlemesine hissettirebileceğiniz En güzel Babalar günü hediyelerini sizlerin önüne sermediğimiz sürece bu yazıyı asla noktalamayacağız!

Soru çok basit aslında; Babalar gününde Babaya hediye ne alınır? Tam da nokta atışı yazımız sayesinde sizlere son derece güzel hediye seçenekleri ile karşılaşabileceğiniz mükemmel bir hediye sitesi önereceğiz. Bu sitede neler bulabilir veya siparişinizi en geç ne zaman verebilirsiniz konusuna geçmeden önce, bir konuda özenli olmanızı öneriyoruz. Şöyle ki; babanız için seçeceğiniz hediyenin kullanışlı ve kişiye özel olması! Evet. Hediyeyi almadan önce Babanızın gündelik hayatta kullanabileceği bir hediye mi, yoksa sadece bir gün için onu memnun edecek ama daha sonra bir köşede unutulup gidecek bir hediye mi? Bu noktada karar sizin! Unutmamalısınız, bir hediye ne kadar sıkılıkla kullanılırsa o kadar değerlidir. Babanızın hangi hediyenin işine yarayacağını ve daha uzun sürece kullanacağını iyi tespit etmeli, seçeceğiniz babalar günü hediyesi ile hedefinizi tam 12'den vurmalısınız!

Babalar Günü İçin Hediyemen.com da Ne Tarz Hediyeler Alınabilir?
  • Kişiye özel ürünler (Kanvas Tablo, Yastık, Gömlek, Kalem Cüzdan vb.),
  • Yalnızca Babaya özel olarak hazırlanmış şık hediye sepeti,
  • Mükemmel Baba Kupa Bardağı, Altın Madalyon Şeklinde En İyi Baba Madalyonu veya Plaketi, Film yıldızlarından gördüğümüz En iyi baba Oscar hediyesi,
  • İlginç bir hediye düşünüyorsanız, enteresan gece lambaları veya çakmaklı kol saati,
  • Sigara tiryakisi bir babanız varsa ismine özel bir Zippo, Çakmak vb. ,
  • Fotoğraf Baskılı veya İsim yazılabilir Masa Saati Babalar günü temalı duvar saati,
  • Babam Hakkında Sevdiğim Şeyler Kartları ve Kitabı,
  • Parfüm, kalem, aksesuar sepeti.

Gibi ürünleri Babalar günü hediyesi için tercih edebilirsiniz. Biz öne çıkanları yazmak istedik. Kişiye özel ürünlere karşı sempatisi var ise ağırlığınızı bu yöne vermenizi isteriz. Maddeler halinde sizler için yazdığımız hediyelerin çok çok fazlasına Hediyemen.com'dan ulaşabilirsiniz. Ücretsiz, hızlı bir şekilde üye olup; dakikalar için de siparişinizi siparişinizi sonlandırabilmeniz mümkün. Üstelik ürün fiyatları ve kaliteleri diğer sitelere kıyaslandığında oldukça makul ve hesaplı! Eminiz ki bir kere alış veriş yaptıktan sonra artık Hediyelik eşyalar denince aklınıza sadece Hediyemen.com gelecektir. Daha sonra sadece Babalar günü için değil, bundan sonraki tüm özel günlerde tek adresiniz burası olacaktır. Haklısınız da! :) Kargo sistemi, müşteri hizmetleri, ürün kalitesi, uygun fiyatı ile diğer sitelerin çok önünde. Kullanıcı dostu ara yüzü, SSL sertifikalı güvenli alış veriş imkanı ve bol hediye seçenekleri ile bu hediye sitesini şiddetle tavsiye ediyoruz. Hediye çeşitliliği ise çok fazla! Yazdıklarımızın kat kat fazlasını hediye sitesinde bulabilirsiniz.

Babalar günü hediyesi bulmak için buralar da olmanız çok güzel. Ne güzel ki Babanızı düşünüyor ve onun için bir şeyler bulmaya çalışıyorsunuz. Babanız çok şanslı! Verdiğimiz adres üzerinden araştırmaya devam edelim ve siparişimizi belirleyelim. Bu özel gün de Babanızı fazlasıyla mutlu edeceğinizi biliyoruz!

Babalar gününde babanızın yanında olabileceksiniz hediyenizi hemen, kendi adresinize sipariş etmenizi öneririz. Hediye sitesi kargo anlamında diğer sitelere nazaran üst düzeyde olmasına rağmen; özel günlerin yoğunluğunda maalesef kargocular bizleri kötü bir şekilde şaşırtabiliyor. Böyle bir imkanınız varsa şimdiden siparişinizi kendi adresinize verin, ürün size gelsin ve siz elden teslim edin! Bu çok daha güzel olacaktır. Hadi ama! Çok fazla Babalar günü hediyesi var, farklı özelliklerde ve her babayı mutlu edecek bol çeşitli babalar günü ürünlerine Hediyemen.com a göz atarak güzel hediye fikirleri edinebilirsiniz.


1 Haziran 2017 Perşembe

Nihal Atsız Kimdir? Kısaca Hayatı


Nihal Atsız, 1905 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Deniz Binbaşısı Mehmet Nail Bey annesi ise Fatma Zehra Hanım'dır. Çocukluğu Osmanlı Devleti'nin parçalanma dönemine denk gelmiştir. Askeri Tıbbiye'ye kaydolan Atsız, Arap asıllı bir subaya selam vermediği gerekçesiyle okuldan çıkarıldı. Bir süre Kabataş Erkek Lisesi'nde yardımcı öğretmenlik yaptıktan sonra İstanbul Darülfünu Edebiyat Fakültesi'ne kaydoldu. Türkiyat Mecmuası'nda 'Anadolu'da Türklere Ait Yer İsimleri" adlı makalesi ile Fuat Köprülü'nün dikkatini çekmeyi başardı. Mezuniyetinden sonra Türkoloji Bölümü'ne asistan olarak girdi. 

1931 yılında Atsız Mecmua'yı yayınlamaya başladı. Atsız'ın tanımlamasıyla "Türkçü ve Köycü" olan bu dergi, 17 sayı yayınlandı. 1933 yılında üniversitedeki görevine son verildi. Bir süre Türkçe ve Edebiyat öğretmenliği yaptı. Bu sırada Orhun dergisini çıkartmış, ancak 9. sayısında kapatılmıştır. Atsız, bu dergide liseler için hazırlanan tarih kitaplarındaki yanlışların üzerine gitti. Kasımpaşa Astsubay Okulu'nda 4 yıl Türkçe öğretmeni olarak görev yaptı. 1943 yılında Orhun dergisini yeniden yayınlamaya başladı.

Atsız, dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu'na hitaben açık bir mektup yayımladı. Mektubunda sosyalist faaliyetlerin arttığını, bu düşünceyi savunanların hükümet katında himaye edildiğini ve bunu yapanın da Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel olduğunu belirterek Hasan Ali Yücel'i istifaya davet etti. Bu çıkış üzerine üniversitelerde hükümet aleyhine çeşitli gösteriler düzenlendi. Hükümetin buna cevabı ise Orhun dergisini ikinci kez kapatmak oldu.

1944 yılında "Irkçılık Turancılık Davası" olarak adlandırılan dava sonucunda hapse mahkum edildi. 1964 yılında Ötüken dergisini yayınlamaya başladı. Nihal Atsız, 11 Aralık 1975 tarihinde vefat etti. 

Nihal Atsız'ın Eserlerinden Bazıları

Bozkurtların Ölümü
Bozkurtlar Diriliyor
Deli Kurt
Ruh Adam
Yolların Sonu
Dalkavuklar Gecesi

Türk Dil Kurumu Hakkında Kısa Bilgi


Türk Dil Kurumu Ne Zaman Kuruldu?

Türk Dili Tetkik Cemiyeti, 12 Temmuz 1932 tarihinde kurulmuş, 1936 yılında ise Türk Dil Kurumu adını almıştır. Kurumun ilk başkanı Samih Rıfat Horozcu'dur. 

Türk Dil Kurumu Hangi Amaçla Kuruldu?

Türk Dil Kurumu'nun kuruluş amacı Türkçeyi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak ve Türkçenin zenginliğini meydana çıkarmaktır. 26 Eylül ile 5 Ekim 1932 yılında Atatürk'ün başkanlığında Dolmabahçe Sarayı'nda Birinci Türk Dil Kurultayı düzenlendi. Bu kurultaya sadece uzmanlar değil halktan dileyen herkesin katılabileceği belirtildi. Birinci Türk Dil Kurultayı'nın düzenlendiği 26 Eylül günü her yıl Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır. 

Türk Dil Kurumu'nun ilk genel sekreteri ünlü bir dilbilimci Agop Martayan'dır. Martayan'ın Türkçenin gelişiminde büyük katkıları oldu. Bu sebeple kendisine Atatürk tarafından Dilaçar soyadı verildi.

Atatürk'ün öncülüğünde Türk Dil Kurumu tarafından Öz Türkçe akımı başlatıldı. Atatürk Türk dilinin gelişmesine katkı sağlamak için Türkçe terimlerle bir Geometri kitabı yazmıştır. Atatürk, vasiyeti üzerine mal varlığının bir bölümünü Türk Dil Kurumu'na bağışlamıştır. 

Türk Dil Kurumu'nun Kurumsal Yapısı

1982 Anayasası ile Türk Dil Kurumu'nun dernek tüzel kişiliğine son verilerek Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altında devletleştirilmiştir. 

Türk Dil Kurumu'nde 40 asil üye bulunmaktadır. Bunların yarısı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, diğer yarısı ise Yüksek Öğretim Kurulu tarafından seçilmektedir. Türk Dil Kurumu başkanı Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır. 

Çalışma İzni Türkiye'de Yasal Sorumluluktur!


Çalışma izni: Yabancının Türkiye Cumhuriyeti toprakları içerisinde geçimini idame ettirmesi amacıyla bir kurum veya firmada çalışması için T.C. yasalarınca belirtilmiş yabancının alması gereken çalışma izni adı taşıyan yasal bir belge bulunur. Bu belge sayesinde yabancılar ülkemizde basit bir şekilde iş yaşantılarını sürdürebilirler.

Yabancılar Türkiye'yi tercih ediyor: Yabancı uyruklu vatandaşlar son yıllarda ülkemizde çalışmak istemesi ilgi çekici gibi duruyor. Türkiye'nin gelişen ekonomisi neticesinde, iş olanaklarının artması, milli gayri hasılanın yani kişi başına düşen gelirin yükselmesi neticesinde yabancıların da ülkemizde dış iş gücü olarak görev yapmak istemesi durumları gün yüzüne çıkıyor. Özellikle Balkan ülkelerindeki işsizlik durumları, ekonomik sıkıntılar, çevre ülkelerdeki istikrarsızlıklar doğal olarak ülkemizi cazibe merkezi konumuna getiriyor.

Gerçekten de yabancı uyruklu kişilerden iş gücü, teknolojik birikimleri, nitelikli vasıfları yüksek veya farklı derecelerde olan yabancılara hükümetin teşvikler verdiği bir gerçek. Bu teşviklerden en önemlisi turkuaz kart buradan sisteminin hükümet tarafından kanun hükmünde kararname ile aktif duruma getirmesi konusudur. Turkuaz kart sistemi sayesinde nitelikli özellikleri yüksek olan yabancıların ikamet ve çalışma izinleri konusunda bir çok avantajının olduğunu söyleyebiliriz.

Nitelikli vasıf nedir?: Bir yabancının eğitim seviyesi, bildiği diller, teknolojik konularda ülkeye katabileceği katkılar, daha önceden çalıştığı kurumların referansları ve daha bir çok husus göz önünde bulundurularak belirlenen bir puanlama sistemi ile kişinin nitelik durumu göz önüne getiriliyor. Puanlama sistemi belirli süreler zarfında yüksek veya istenilen seviyede olan yabancıların nitelikli vasıflara sahip olan kişiler olduğu tanımlanabilir. Tüm Avrupa'da olduğu üzere, Türkiye'de de ülkenin gelişmesine fayda sağlayacak, iş gücünü ve beyin gücünü arttıracak yabancılara teşvikler verilmekte.

Bir yabancı bir ülkede çalışmak istemesi durumunda o ülkenin yasal mevzuatlarını, hukuki yükümlülüklerini yerine getirmesi neticesinde iş yaşantısına başlayabilir. Ülkemiz Türkiye'de de yabancı vatandaşın çalışma hayatına başlamadan önce, ilk olarak belirtilen zaman birimleri içerisinde ikamet izni belgelerini (oturum) temin etmesi gerekir. Daha sonra ise çalışma izni başvurusunda bulunabilir. İkamet izni öncesinde ise yabancılara sağlık sigortası başvurusu acente veya yetkili kuruluşlar aracılığı ile yapılıp, buradan alınan sigorta poliçesi ile göç idaresi birimlerinde ikamet izni başvurusu yapılmalıdır. Dikkat edin kaçak durumuna düşmekten sakınınız.

28 Mayıs 2017 Pazar

Kayseri Avukat


Günümüzde iş alanları oldukça fazla olmasından dolayı ileriye dönük süreçlerinde dolaylı olduğu bilinmektedir. Yani her alanda olduğu gibi bu alanda da bir avukata ihtiyaç duymak mümkündür. İşveren ve işçiler arasında dengeyi sağlamak veya işverenin işlerini takip etmek açısından resmi yazışmalar içinde gerek görülmektedir. Şimdi sizler için hangisi ihtiyaçlarınızı karşılıyor ise o alanda yardım almanızda fayda vardır. Bir yandan iş yeri avukatlığınızı yapacak, bir yandan da özel işlerinizde de sizlere yardımcı olabilecek branşlara sahip avukatlar ilk öncelikler arasında olmalıdır. İşçilerin ise işçilik haklarını savunmak adına en doğru kararların alınması için danışılabilecek bir durumdur. Her iki açıdan ele alındığında da her iki tarafı memnun etmek sağlanmalıdır.

Daha çok işçiler haksız yere işten çıkartılmaları, kıdem tazminatı alamadıkları, sigorta primlerinin eksik yatması veya hiç yatmaması ve bir de yıllık izinlerinin hesaplanmıyor olmasından dolayı dava açma haklarına sahiptirler. Bun işlemler yazılı belgeler ve kanıtlayıcı tutanaklar çerçevesinde gerçekleşmesi durumunda da çok daha hızlı sonuçlar alınabilir. Tüm bunları göz önünde bulundurarak işçileri ve işverenleri koruyabilmekte oldukça kolaydır. Şimdi işveren veya işçiler olarak Kayseri İş Avukatı hizmetlerinden faydalanarak davalarınıza çözümler üretebilirsiniz. Gerçek veya tüzel kişiler için oluşturulan savunma raporları ile davalarınız hızlandırılarak daha karlı hale getirilmek istenmektedir. Kayseri bölgesi için işin uzmanı olan ve başarı dereceleri yüksek olan avukatlarla karşılaşabilme oranınız yüksektir.

Bir gün olmasa bile ilerleyen bir günlerde mutlaka avukata ihtiyaç duymaktasınız. Alacak verecek konuları yanı sıra bir de iş haklarınızı savunacak avukatların olması kişiyi mutlu kılabilir. Bunun için Kayseri Avukatı bürolarından bütçenize uygun ve konunuza hâkim avukatlarla işbirliği yapıyor olmanız daha doğrudur. İlk başvuru dilekçenizi oluşturarak ve avukatınıza davanızı yürütmesi adına vekâletinizi vererek ilk adımı atabilirsiniz. Davalar geçmişe dönük olarak birçok yönden ele alınmış olacağı için emsal gösterilerek daha da hızlanması sağlanabilir. Şirketler ve ticari hukuku adı altında da işverenler için çok özel sözleşmeler hazırlanarak ticari ahlakınızı bir adım daha öne taşıyabilirsiniz.

Eskişehir Barosu Boşanma Avukatları


İlk olarak boşanmaların ve boşanma avukatlarına nasıl sahip olunduğuna değinerek sizleri bilgilendirmek istemekteyiz. Söz konusu durum her ne kadar iç açıcı olmasa bile günümüz şartlarında çok fazla karşılaştığımız görülmektedir. Kimi zaman yıllarınızı verdiğiniz kişiden ayrılırken, kimi zamanlarda da çok daha yeni eşinizden ayrılabilirsiniz. Geçmişe nazaran şimdiki zamanlarda oldukça fazla olarak çoğalmaya başladığını gördüğümüz boşanmalar tabii ki de  birer sebep içermektedir. Yeri geldiğinde şiddetli geçimsizlik olarak karşımıza çıkan boşanmaların aslında farklı nedenlerinin olabildiğini de görebilmekteyiz. Yani sizlerin dilekçesine göre seyir izlemekte ve sürenin gidişatı hazırlanmaktadır. Bölgenizdeki en yakın aile mahkemesine giderek bir dilekçe vermeniz durumunda da işlemleriniz hemen dikkate alınacaktır diyebiliriz.

Her davada olduğu gibi boşanma davalarında da bir takım sorunlar yaşanabilir. Özellikle iki tarafın tek bir fikirde buluşmuyor olması işleri zorlaştıran en büyük sebep olarak bilinmektedir. Medeni insanlar gibi anlaşmalı olarak boşanmayı arzulasanız bile ilerleyen zamanlarda bir takım sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Mahkemenizin sizlere sunmuş olduğu Eskişehir Barosu Boşanma Avukatları çerçevesinde de boşanmaların gerçekleştiğini fakat bazı durumlarda çekişmeli boşanmalarda sürenin uzadığını hatırlatabiliriz. Bir de içerisinde velayet davaları, nafaka, maddi ve manevi tazminatlar girince de dava olduğundan da fazla uzayabilir. Bunları göze alarak ya tamamen baronun sizlere atamış olduğu avukatınıza her şeyi bırakmalı, ya da kendinize bu işlerde uzman ve tecrübeli bir özel avukat tutmanız gerekmektedir.

Avukatların görevleri oldukça fazla olduğu için alanlarına göre kendilerine bir yol izleyen binlerce avukat bulunmaktadır. Kimi zaman durumlar değişeceği için farklı davalarınızda da sizleri savunması gereken avukatları olması gerekmektedir. Özellikle de en ağır cezaların karar aşamasında olan ceza davalarınız için Eskişehir Ceza Avukatı tutmanız önerilir. Ceza avukatları hukuksal alanda en büyük tecrübeye sahip avukatlar olduklarından dolayı dava süreçleri de bir o kadar titizlikle devam etmektedir. Yani hata kabul etmeyen ve aynı zamanda mağdur ve suçluyu dahi savunma yetkileri her zaman mevcut olmaktadır. Her ne sebepten olursa olsun davalarınızda bir avukata ihtiyaç duymanız oldukça normal bir durumdur.

Eskişehir Avukat, Eskişehir Boşanma Avukatı


Günümüz şartlarında hemen hemen her kesimden insanın bir avukata ihtiyaç duyduğunu görmekteyiz. Hukuk çerçevesinde devletin bizlere sunmuş olduğu avukatlarda mevcut olsa bile işlerin daha hızlı yürütülebilmesi bakımından özel avukatların olması da oldukça faydalıdır. Ticari veya bireysel davalar da bile savunmalarımızı daha güçlü ve daha güvenli bir hale getirmek adına gerekli bir uygulama olmaktadır. Tabii ki de davanın hangi alanda yer aldığı, içerisinde cezai işlemlerin olup olmadığı da itinalı bir şekilde takip edilmelidir. Bildiğiniz gibi her avukatın branşı farklı olduğu için özellikle sizlerin beklentilerini karşılayabilecek avukatlarla yolunuza devam etmeniz önerilir. Yani tanıdığınız yok ise seçimlerinizi geçmişe dönük dava sonuçları ile karşılaştırarak yapabilirsiniz.

Eskişehir bölgesinde ikamet eden ve herhangi bir nedenden dolayı avukat ihtiyacı duyan kişiler için tavsiyemiz Eskişehir Avukat ofislerinden yola çıkarak araştırmalarını hızlandırabilirler. Türkiye’nin dört bir tarafında avukatlık hizmetleri veren başarılı ofislerin olduğunu da bilmekteyiz. Hukuksal açıdan çalışma alanları arasında yer alan aile ve birey hukuk, ticari hukuk, icra ve iflas hukuku, ceza hukuku, medeni ve miras hukuku, babalık davaları, boşanma gibi ihtimaller üzerinden yola çıkarak arayışlar yapmanız mümkündür. Davalı veya davacı olsanız dahi her iki şekilde de kendinizi savunma hakkınız bulunduğundan ötürü karşı yazışmalarınızda destek almanız çok önemlidir. En ufak bir dikkatsizliklerden doğabilecek zararların ise sizleri nasıl etkileyeceğini unutmamalısınız.

Evlenmelerin çoğunlukta olduğu gibi ayrılmaların da bir o kadar fazla olduğuna dikkat çekerek son yıllarda kısa dönemli ilişkilerin yaşandığını görmekteyiz. Yani geçmişe oranla bakılacak olursa şimdilerde evlilikler yeri geldiğinde beş seneyi bile geçmemektedir. Boşanmalarda da var ise çocuk velayetleri ve yine var ise mal paylaşımları da olacağından dolayı iyi bir avukat tutarak boşanmanızı hızlandırabilirsiniz. Arayışlarınız da yer alan Eskişehir Boşanma Avukatı için de iyi bir referansa ihtiyaç duymanız gerekebilir. Anlaşmalı boşanmalar belki ikinci celsede sonuçlansa bile çekişmeli boşanmalarda bu süreç daha fazla olmaktadır. Yani yeri geldiğinde 1 sene hatta ve hatta daha uzun seneler bile sürebilir diyebiliriz.

E-Arşiv nedir?


Kırtasiye giderleri ile yoğun olarak çalışıldığı muhasebe işlemlerinin şimdilerde çok daha kolay yöntemleri oluşturulmuştur. Yani resmi olarak yayınlanan ve gelir idaresi başkanlığınca onaylanan kapsam çerçevesinde elektronik sisteme geçilmesi uygun görülmüştür. Bunlar sonucunda da gerekli olan ve saklanması zorunlu olan faturaların ikinci nüshaları için de E Arşiv sistemi devreye girmektedir. Yani her bakımdan kolaylığın sağlandığını belirterek kaybolma risklerine karşı da önlemler alındığını söylemekteyiz. Muhasebe odalarınızdaki büyük rafların ortadan kalktığını belirterek artık bu durumlarda çalışmanıza gerek kalmadığı bilinmektedir.

Elektronik ortamın yine aynı şekilde elektronik mühür ve elektronik imza eşliğinde yapıldığını belirterek kâğıt faturalardan bir farkının olmadığını da açıklayabiliriz. Kâğıt israfının önüne geçmek ve daha yeşil bir gelecek için yapılan kaliteli bir hizmettir. Alt yapısının uyumlu olması ve hızlı hizmet vermesinden dolayı Digital Planet’i  kullanabilir miyiz? Geçmişe dönük olan evraklarınızın hızlı bir şekilde karşınıza çıkması yönünde de evrak görüntüleme bölümleri bulunmaktadır. Bizlerden destek alarak hatta 7/24 saat boyunca destek hizmetlerimizden faydalanarak sizler de kendi muhasebenizi oluşturabileceksiniz. Fatura kesme adetlerinize göre de çok daha farklı yazılımların devreye gireceğini belirtebiliriz.
İsminden de anlaşılabileceği gibi evrakların belli süreler çerçevesinde saklanması zorunlu olan saklama alanlarına arşiv denildiği için bunların elektronik ortam da oluşturulmasına da E Arşiv Nedir sorusu ile yanıtlayabiliriz. Zamandan tasarruf ederek, kırtasiye masraflarınızdan tasarruf ederek bir de işletmelerinizdeki çalışma alanlarınızdan tasarruf ederek sağlam bir ticaret zemini hazırlayabileceksiniz. Mükellef olarak adına kesilecek olan faturaları elektronik ortamdan almayı kabul eden şirketlerin bu yol kanalı ile daha hızlı faturalara ulaşması sağlanmaktadır. Sizlerde hem adınıza kesilen faturayı talep edebilir ve mükellef olmayan kişilere de bu yolla fatura gönderebilirsiniz. İşlemlerinizin çok daha garantili bir hal alması için yapılan işlemlerinizi görebilecek ve yüklemelerini sağlayabileceksiniz.

Avukatlara Özel Web Siteleri



Brunsia avukatlara özel web site çözümleri sunmak adına sadece tek bir panelden kontrol edilebilecek siteler tasarlıyor. Avukat web sitesi tasarımları hem müşteriyi çekme odaklı hem de avukatların kolayca kullanabileceği şablonlardan oluşuyor. Artık bir çok hizmete internetten ulaşan insanlar, avukatlarını da buradan seçmeyi tercih ediyor. Gelişen teknoloji ve hızlıca her bilgiye erişebilme imkanı bir çok meslek grubunun internette yer almasını zorunlu kıldı. Avukatlar için web sitesi gerekliliği de bu nedenle doğdu.

İyi bir yazılım ve alt yapı sunan şirket, istediğiniz yönlendirmelerle hızlı ve pratik bir web sitesi hazırlıyor. Bu sayede avukatlar hukuk bürolarını istediği şekilde yönetebiliyor. Ayrıca yine tek bir panel üzerinden bütün dava dosyalarını inceleyebiliyor ya da kendi sitesi için yazdığı makaleleri bu alanda yayınlayabiliyor. Üstelik bu web sitesi sadece masaüstü araçlardan değil, telefon ve tablet gibi diğer aygıtlardan da kolayca açılıyor. Bu sayede avukat web sitelerinden birine sahip olmak sizi bu sektörde bir adım daha ileriye taşıyor.

Hukuk Otomasyon Programının Amacı Nedir?

Avukatlara özel hazırlanmış olan web siteleri ile entegre bir çalışma prensibine sahip olan hukuk otomasyon programları, dava için gerekli olan tüm bilgileri size sağlıyor. Bu bilgilerin içerisinde duruşmanızın saati ve tarihiyle ilgili tüm bilgiler, müvekkilleriniz ve aldığınız notlar, keşif hakkında yaptığınız yorumlar, davada kullanacağınız tüm evraklar, davada görev alan çalışanlarınız, vekaletleriniz ve bunlar haricinde eklemek istediğiniz tüm dosyalar sadece tek bir tık uzağınızda olacak. Hukuk otomasyonu sayesinde istediğiniz davayı da anında oluşturabileceksiniz. Ardından bu davaya istediğiniz müvekkili ekleyebilecek ya da yeni bir müvekkil oluşturabileceksiniz. İşinizi kolaylaştırmak adına davanızdan çıktıktan sonra eğer bir itiraz ya da yürütme durdurma kararı verilmişse bunu programa girerek bir süre belirleyebilirsiniz. Hukuk bürosu otomasyon programı sayesinde tüm hukuk işlerinizi tek bir panelden kontrol etmenin rahatlığına erişeceksiniz. Ayrıca dosyalarınızın kaybolması, bilgilerinizi bulamamanız, bazı evrakların unutulması gibi durumları bu program sayesinde yaşamayacak, veri girişini yaptığınız her evrağı anında program içerisinde bulabileceksiniz.

Avukatlık Meslek Tekeli



Dünyadaki tüm ülkelerde avukatlık mesleğinin nasıl icra edileceğiyle ilgili olarak bir avukatlık kanunu bulunmaktadır. Kural doğrultusunda her ülkede bir şehirde veya eyalette bulunan baroya kayıtlı avukatlara mesleki bir tekel hakkı verilmektedir. Tüm ülkede veya herhangi bir şehirde avukatlık yapmak, avukatların tercihine bırakılmaktadır. Bu duruma uluslararası avukatlık meslek tekeli denilmektedir. Her ülkenin avukatlık sistemleri bazı farklılıklar gösterse de istisna olarak bazı dava ve işler, yabancı bir ülkede faaliyette bulunan avukatlar tarafından da yürütülebilmektedir. Avukatlar farklı ortamlarda çalışabilir ve özel şirketlerde hizmet verebilirler. 

İstanbul Avcılar avukat büroları, ülkemizde en sık başvurulan 20 avukatlık bürosu arasında yer almaktadırlar. Bakırköy avukatları hukuki problemleriniz konusunda sizlere en verimli hizmetleri sunabilmektedirler. Bakırköy boşanma avukatı hizmetlerinden faydalanmanız durumunda tek celsede dahi boşanabilmeniz mümkün olacaktır.

Mükemmel Bir Avukat Olmak İçin Sahip Olunması Gereken 10 Özellik

Mükemmel bir avukat olmak, müvekkillerini iyi bir şekilde temsil etmek ve aldığı davalardan yüksek sonuçlar elde etmeden daha fazla özellikleri gerektiriyor. Avukatların çok eski tarihlerden bu yana toplumlarda barış ve düzeni korumak gibi ek faaliyetleri gerçekleştirmişlerdir. Bu durum günümüzde mesleğin misyonlarından biri olarak bilinmektedir. Avukat, hukuk fakültesi mezunu, avukatlık stajı yapmış olan, avukatlık mesleğini serbest veya bir kuruma bağlı olarak icra eden kişilere verilen isimdir. Bu bireylerde bulunması gereken spesifik özellikler vardır. Bir avukatın gerekli disiplinler doğrultusunda çalışması oldukça önemlidir. Kurallara sadık kalabilmek bu meslek grubu için önemlidir bir özelliktir. İşte mükemmel bir avukat olabilmek için sahip olmanız gereken 10 özellik:
  • Analitik becerilere sahip olmak.
  • Yaratıcılık.
  • Üstün iletişim ve ikna kabiliyetlerine sahip olmak.
  • Araştırma ve inceleme yöntemlerine hakim olma
  • Hırslı bir yapıya sahip olmak ve ısrarcı olmak.
  • Hayat boyu öğrenmeye devam etmek.
  • Okuduğunu kısa sürede kavrayabilmek.
  • Etkili konuşma yeteneğine sahip olmak ve kitleleri etkileyebilmek.
  • Mütevazi bir kişiliği sahip olmak ve ego ile hareket etmektense mantık ile hareket edebilmek.
  • Sağlam bir yazma becerisine sahip olmak.

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Türk Tarih Kurumu Hakkında Bilgi


15 Nisan 1931 tarihinde Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruldu. 1935 yılında ise ismi değiştirilerek Türk Tarih Kurumu adını aldı. Türk Tarih Kurumu'nun ilk başkanı 1931 ile 1932 yıllarında görev yapan Tevfik Bıyıklıoğlu'dur. 

Türk Tarih Kurumu'nun amacı, Türk ve Türkiye tarihi hakkında en doğru bilgilere ulaşmak için araştırmalar yapmak ve bu alanda yapılacak araştırmaları desteklemektir. Bunun dışında diğer amaçları ise Türklerin sarı ırktan olmadığını ortaya koymak ve toplumda milli bir bilinç oluşturmaktı.

9 Temmuz 1932 tarihinde Türk Tarih Kurmu tarafından 1. Tarih Kongresi düzenlendi ve bu kongrede "Türk Tarih Tezi" fikri ortaya atıldı. Bu tezin ortaya atılmasının ana amacı Türklerin en eski uygarlıklardan biri olduğunun ispatlanmasıdır. 1937 yılında Dolmabahçe'de 2. Tarih Kongresi düzenlendi. Bu kongreye yabancı ülkelerden gelen bilim adamları da katıldı. Daha sonra her beş yılda bir kongreler düzenlenmeye devam etti. 

22 Ağustos 1935 tarihinde ilk arkeolojik kazı çalışmasını Alacahöyük'te yapmıştır. Bu tür arkeolojik kazı çalışmaları günümüzde de devam etmektedir. Yapılan kazılar sonucunda Anadolu tarihinin erken dönemlerine ilişkin önemli belgelere ulaşıldı. Kurum tarafından finanse edilen yurt dışı arkeolojik kazı çalışmaları da bulunmaktadır. 

Türk Tarih Kurumu tarafından 1931 yılında liseler için 4 ciltlik Genel Tarih kitabı yayınlandı. Mustafa Kemal Atatürk, vasiyeti üzerine mal varlığının bir bölümünü Türk Tarih Kurumu'na bağışlamıştır. Türk Tarih Kurumu'nun kütüphanesi ülkemizin en iyi ihtisas kütüphanelerinden biridir.

Türk Tarih Kurumu'nun şu anki başkanı Prof. Dr. Derya Örs'tür. (2017 yılı bilgisidir.)

19 Mayıs 2017 Cuma

Kredi Çekmek İçin KKB Puanı - Skoru Kaç Olmalı?


Tüm kişi ve kurumların geçmiş dönemlerden bu güne kadar olan tüm finansal çalışmaları ve ödeme alışkanlıkları düzenli bir şekilde Kredi Kayıt Bürosu (KKB) tarafından kayıt altına alınmaktadır. Bu kayıt altına alının veriler bankaların havuzunda toplanarak işlemler esnasında bilgilerine sunulmaktadır. Bu verilerden oluşturulan hesaplamalar ve puanlamalar doğrultusunda da her bir tüketicinin KKB puanı oluşturulmuştur. Bu puanlamalar kişi ve kurumların kredibilite derecelendirmesi olarak nitelendirilmekte ve risk profilleri hakkında bankalara bir ön fikir vermektedir.

Geliştirilen sistemler ve yapılan düzenlemeler sonucunda KKB skorları yalnızca bankalar tarafından değil günümüzde tüm tüketiciler tarafından da kolaylıkla sorgulanabilmektedir. Kredi Kayıt Bürosu sayfası üzerinden kişi ve kurumlar T.C kimlik numarası aracılığı ile tek bir tuş ile KKB puanlarını inceleyebilmektedirler. Bu durum sonucunda da bankalara yapılacak işlemler öncesinde risk profillerinin incelenerek detaylı bir şekilde analiz yapılması sağlanmakta ve başvurular öncesinde sonuç hakkında ön fikir sahibi olunması sağlanmaktadır. Ayrıca KKB puanı kaç olmalı gibi soruları da beraberinde getirmektedir.

Ülke genelinde her bir bankanın kendi çalışma politikasınca belirlemiş olduğu bir takım koşul ve kriter bulunmaktadır. Bu nedenle KKB skoru kaç olmalı sorusuna net bir yanıt vermek mümkün değildir. Ancak bankakredinotum.com adresi içerisinde yer alan kategoriden daha detaylı ve farklı konu başlıklarına dağılmış bir şekilde anlatılan KKB skoru ile ilgili makalelere göz atılabilir. Özetle ifade etmek gerekir ise KKB skoru bankacılık ürün ve hizmetlerinden yararlanabilmek için en önemli kilit noktadır. Başvuru işlemlerinde her bir tüketicinin KKB skoru risk profili hakkında detaylı bilgi vermesi nedeni ile önemlidir. Bankalar da talep edilen ürün ve hizmetlerin geri ödemelerini garanti altına almak istemeleri amacı ile de bu puanlamaya büyük ölçüde önem vermektedirler.

Kişilerin ve kurumların bankalara ve diğer finans kuruluşlarına yapmış oldukları başvurularda ön eleme aşamasında incelemekte olan ilk profilleri KKB puanlarıdır. Tüketicilerin risk durumları hakkında detaylı bilgi veren skorlarının yüksek seviyede olması başvuruların sonucunun olumlu yanıtlanmasına olanak sunmaktadır. Aynı duruma eş değer olarak düşük kredi notuna sahip olan tüketicilerin de olumsuz yanıt aldığını söylemek mümkündür. Ancak belirtmek gerekir ki her bankanın farklı çalışma politikası bulunmaktadır. Bir bankadan olumsuz yanıt alan KKB skoru diğer bankadan olumlu sonuçlanabilir. Bu nedenle KKB puanı kaç olmalı sorusuna özetle en az ya da az riskli müşteri grubunda yer alınması gerektiği cevabı verilebilir. Böylece ön eleme aşamasında olumsuz yanıt almadan bankaya müracaat etmek mümkün olabilir. Bankanın talep etmiş olduğu diğer koşulların da sağlanması ile talep edilen kredi ya da kredi kartı gibi ürünler rahatlıkla kullanılabilir.

17 Mayıs 2017 Çarşamba

Harley Davidson Bot Özellikleri


Erkek botları, birçok farklı marka kapsamında üretilmekte ve çeşitli modeller ile kullanıcılara sunulmaktadır. Söz konusu botların, çeşitli markalar ile sunulması itibarı ile satın alma işleminden önce kullanıcıların bir inceleme yaptıklarını ve bu yönde de en sağlam ve en uygun fiyatlı markaların tercih edildiğini de eklemek mümkün. Dolayısı ile de, piyasada en çok satın alınan Harley davidson botlarının bir referans olduğu yönünde de bilgi verebiliriz. Dolayısı ile de bu marka kapsamında üretilen botların tamamı, son derece kaliteli bir şekilde ve şık bir şekilde üretilmekte ve bu yönde de kullanıcılara sunulmaktadır. Özellikle de model açısından ve kullanım yapısı açısından son derece başarılı bir şekilde üretilen bu botlar, diğer özellikleri itibarı ile de son derece yoğun bir şekilde satın alınmaktadır. Bu marka için geçerli olan model bilgileri ve özellikleri hakkında da bir inceleme yapabilir ve inceleme yapabiliriz.

Bot Modelleri ve Bilgileri

Söz konusu marka bünyesinde erkekler için birçok farklı modeller ile üretim yapılmakta ve bu yönde de satışa sunulmaktadır. Harley bot modelleri kapsamında en çok satın alınan model, uzun bot modeli ya da diğer adı ile çizme bot modeli olarak karşımıza çıkıyor. Botun üzerindeki toka ve bunun gibi aksesuarlar da son derece şık bir görünüm oluşturmakta ve dolayısı ile de bu ürünün yoğun bir şekilde satın alınması durumu söz konusu olmaktadır. incelemiş olduğumuz bu marka kapsamında üretilen bir diğer model de kısa bot seçeneği olarak karşımıza çıkıyor. Söz konusu model de yine aynı şekilde yoğun bir şekilde satın alınmakta ve bu yönde de kullanıcılara sunulmaktadır. Erkek bot modellerinde bu iki model haricinde Harley markasının diğer özel modeller ile de üretim yaptığı bilinmektedir. Fiyat bakımından değişken bir aralığa sahip olan bu botlar, dayanıklılık açısından da oldukça kaliteli ve başarılı bir yapıya sahip olmaktadır. Garanti hizmeti de bu botlar için de en az iki yıl olarak her türlü deformasyon için sağlanmaktadır. 

Queens Park Le Jardin Hotel Deneyimiyle Antalya Bir Başka Güzel!


Doğayla uyumlu formatıyla hemen sizi görsel olarak etkisi altına alan Queens Park Le Jardin hotel, beklentilerinizi karşılayan tatil olanağını en iyi şekilde sağlamaktadır. Temiz olan plajı, her zaman kendi halinde olan doğa içerikleriyle kurulu bir alanda yer alıyor. Böylece Antalya’da beklentilerinize en uygun şekilde hotel olanağını Kemer’de alarak, muhteşem bir tatili tüm yılın o sıkıcı stresini üzerinden atarak yaşayabilirsiniz.

Queens Park Le Jardin’de müşteriler için Veronica A La Carte, Magnolia A la Carte ile Melissa A La Carte Restoranları sunulur. En iyi öğünler, sağlıklı ve temiz yapılan yiyeceklerle müşterilerin karşınıza çıkartılmaktadır. Her zaman sürekli olarak uygulanan hizmet içerikleri, tatil imkanını en iyi şekilde değerlendirmek isteyenler için bulunmaz bir fırsatı da oluşturuyor.

Queens Park Le Jardin İmkanları

Odaların imkanları ve yararlanabileceğiniz spor, aktivite ve diğer hususlara kadar geniş imkanları görmek mümkündür. Tüm müşteriler için çeşitli imkanlar bir arada verilmekte ve 300’den fazla oda imkanıyla, tatil deneyimi eşsiz yapıda yakalanabilmektedir.
  • Her zaman yararlanabileceğiniz ücretsiz otopark imkanı bulunur,
  • Akdeniz’in o güzel sularının yanı sıra, kapalı ve açık yüzme salonları da bulunur,
  • Spor ve masaj salonları yer alır,
  • Kumsalda minderler ve şezlong imkanlarıyla, sahilin keyfini en iyi şekilde çıkartabilmeniz amaçlanır,
  • Sizler için tasarlanan aile odalarıyla, daha konforlu konaklama seçenekleri de verilir.

Elbette bunlara sınırlı kalmayan ve çok daha fazlası Queens Park Le Jardin Hotel imkanlarıyla kullanabilmeniz mümkündür. Ultra her şey dahil olan ve en uygun fiyat garantisiyle sunulan oda imkanlarıyla, sevdikleriniz ile birlikte tatil deneyimini hiç aksamadan, Antalya’da 5 yıldızlı deneyimle geçirebilirsiniz.

Queens Park Le Jardin Odalarında Hangi İmkanları Bulabiliriz?

Odalarda sabit olarak pek çok ihtiyacınızı karşılayan aksesuarlarla bulunur. Genel anlamda odalarda, televizyondan, klima sistemlerinde, saç kurutma makinalarından, banyolarda küvet seçeneklerine, emanet kasası ve minibar olanaklarına kadar pek çok imkan vardır. Ayrıca iki ayrı oda ve ortak duş olanaklarına göre düzenmiş odalarda bulunuyor. Siz kendi tercihlerinize göre Queens park le jardin hotels üzerinden odanızı belirleyerek, aileniz ile birlikte unutulmaz deneyimleri yaşayabilirsiniz. 

Hayatınızı Eviniz İle Şekillendirin


Konut projelerinin içerisinden bir seçim yapmak bazen zor olabiliyor, çünkü birbirine benzeyen evler ya da tamamen farklı olan konutlar her zaman kafa karışıklığı yaratabiliyor. O anın heyecanı ile bir seçim yapmakta zorlanabilirsiniz. Bu gibi bir durumda evdeki fırsat sayesinde kolay seçim yapabiliyorsunuz. Karşınıza çok fazla seçenek çıkıyor ve bu seçeneklerin birbirlerine göre olan artılarını ya da eksilerini görüntüleyebiliyorsunuz. Bu sayede en kaliteli konutu seçerek hayatınız için önemli bir adım atmış oluyorsunuz. Tabi ki de seçim yaparken pek çok eleme yapılacak. Ama bu konuda nasıl bir konut aradığınızı da bilmeniz gerekiyor.

Sadece Ev Değil Hayat Satın Alın

Bir kere eviniz hayatınızı şekillendiriyor bu nedenle aceleye getirmek ve aslında içinize çok da sinmeyecek bir ev satın almak hiç mantıklı değildir. Bu yüzden evdeki fırsat kampanyaları sizler için büyük fırsatlar sunuyor. Kampanyalar arasında belirli tarihlerde indirimler yakalayabiliyorsunuz. Bu indirimler sayesinde hayalinizdeki eve çok daha uygun bir fiyata sahip olma şansınız oluyor. Tüm bunların yanında konut satın alırken muhitine bakmalısınız. İçerisinde ne gibi özelliklerin olduğu da önemli bir detaydır. Seçenekleri değerlendirirken geleceği de göz önünde bulundurmayı ihmal etmeyin. Evin büyüklüğünden sosyal alanların genişliğine kadar pek çok detay hayata nasıl bakacağınızı şekillendirecektir. Kıyaslama sayesinde aradığınızı bulabileceksiniz.

Fiyatlara Aldırmayın

Fiyatların yüksek ya da düşük olması çok önemli değil. Elbette bütçenizin üzerinde bir ev almamanız gerekiyor. Ama bir yandan da bu hayatta kaç kere ev alacağınızı düşünerek hareket etmelisiniz. Bir kere pek çok firma sizlere bünyeleri altında taksit seçenekleri sunuyor. Küçük meblağda bir peşinat verdikten sonra ödeme planınızı istediğiniz gibi ayarlama şansınız oluyor. Bu da evlere kolay bir şekilde sahip olmanızı sağlıyor. Bu nedenle ilk olarak firmalara sonra da firmalar ile birlikte çalışan bankalara odaklanmalısınız. Uygun vade ve faiz oranı sunan anlaşmalı bankalar üzerinden kredi çekimi yapabiliyor ve bu evleri zorluk çekmeden kolay bir şekilde satın alabiliyorsunuz. İyi bir araştırma sizlere yol gösterici olabiliyor.