24 Ocak 2017 Salı

Kuşçubaşı Eşref Kimdir?


Kuşçubaşı Eşref, 1873 yılında İstanbul'da doğdu. Jön Türkler'le ilişkisi olduğu gerekçesiyle İkinci Abdülhamid tarafından Hicaz'a sürüldü. Trablusgarp Savaşı sırasında yerel direniş hareketlerini örgütledi. İkinci Balkan Savaşı'nda Edirne'nin geri alınmasında yer aldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında Teşkilat-ı Mahsusa görevlisi olarak Arap Yarımadası'nda görev yaptı. Süleyman Askeri'nin şehit olmasından sonra Teşkilat-ı Mahsusa başkanı oldu. Heyber'deki savaş sırasında yaralı olarak esir düştü ve Malta'ya sürgüne gönderildi. İngilizlerle imzalanan anlaşmanın ardından serbest bırakıldı ve Anadolu'ya gelerek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Yüzellilikler listesine alınarak vatandaşlıktan çıkarıldı. 1936 yılında affedildi. 1950 yılında Türkiye'ye döndü. 1964 yılında vefat etti.

Teşkilat-ı Mahsusa'nın son başkanı Hüsamettin Ertürk, "İki Devrin Perde Arkası"[1] adlı kitabında Kuşçubaşı Eşref ile ilgili şunları anlatmaktadır:
Bütün gayretlerine şahit olduğum ve Teşkilat-ı Mahsusa'da yakın bir arkadaşım ve meslektaşım olduğu için samimiyetine inandığım Eşref Kuşçubaşı, kötü bir kaderin, acı bir talihin eseri olarak Yüz ellilik listeye ithal edilmiş, sonradan affedilerek memleketine dönmüştür. Mareşal Fevzi Çakmak onun için bana: Eşref, bu listeye yanlışlıkla ve garaza istinaden ithal edilmiştir, yeri burası değildi demişti. Onu Çerkez Ethem'le bir göstermek de hatalıdır. Bilakis Çerkez Ethem kuvvetlerinin çarpıştığı Refet Paşa birliklerinde onun büyük yararlığı görülmüştür. 
Kuşçubaşı Eşref'i Balkan Harbi'nden evvel tanıdım. Bu harbin ikinci safhasında mumaileyh, Garbi Trakya'daki çetelerin başında Bulgarlarla kahramanca mücadele etmiştir.
Hadise şudur: Birinci İnönü harbi sırasında şimaldeki kuvvetlere Erkanı Harp Miralayı İsmet Bey kumanda etmekte, cenupta da Milli Mücadele'ye daha sonra yüz çevirmiş olan Çerkez Ethem ve arkadaşları Yunanlılarla aynı safta bize karşı harp etmekte idi. Bu kuvvetlere karşı milli birliklerin başında bulunan Refet Paşa harp ediyordu. Fakat mükemmel bir süvari koluna kumanda eden Çerkez Ethem, ani baskınlarla, Refet Paşa kuvvetlerine yüklenmişti. İşte bunları püskürtmek vazifesi Eşref Kuşçubaşı müfrezesine düşmüş, o da bu vazifeyi başarmıştı.
[1] Hüsamettin Ertürk, İki Devrin Perde Arkası, İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, 2016

23 Ocak 2017 Pazartesi

Başkanlık Sistemi Nedir? Nasıl Uygulanır?


Başkanlık sistemi nedir? Nasıl yönetilir? İşte başkanlık sistemi hakkında kısa ve öz bilgi.

Başkanlık hükümeti sistemi, devletin yasama ve yürütme organları arasındaki anayasal ve siyasi kuvvetler ayrılığı ile karakterize edilir. Bu suretle yürütme yetkisi, meclise karşı doğrudan sorumlu ve onun tarafından görevinden alınamayan, bağımsız olarak seçilmiş başkana tevdi edilir. 

Başkanlık sisteminin belli başlı özellikleri şunlardır:

  • Yürütme ve yasama organları ayrı ayrı seçilir ve her birine bağımsız bir dizi anayasal yetki verilir.
  • Devlet ve hükümet başkanlarının (icranın başı) rolleri başkanlık ofisinde birleştirilmiştir.
  • Yürütme yetkisi başkanın ve sırf başkana sorumlu danışmanlar olan kabine ve bakanların ellerinde toplanmıştır.
  • (Yarı başkanlık sistemleri hariç), yasama ve yürütme organlarının kadroları arasında resmi bir ayrım vardır.
  • Seçim dönemi sabittir. Ne başkan meclisi feshedebilir, ne de yasama organı başkanı görevden alabilir. (muhtemel bir suçlama durumu hariç.)
  • Başkanın yetkileri, halka karşı sorumlu meclisinkilerle dengelenir. Sınırlı başkanlığın en bilinen örneği ABD'de bulunandır, ama Fransa ve Finlandiya'dakiler gibi yarı-başkanlık sistemleri de bu modele uyar.

Kaynak

Andrew Heywood, Siyaset, Adres Yayınları, 2016