29 Nisan 2017 Cumartesi

İzmir İktisat Kongresi Hakkında Kısa Bilgi


İzmir İktisat Kongresi, 17 Şubat 1923 tarihinde düzenlenmiştir. 

İzmir İktisat Kongresi'nin Toplanma Amacı

Kongrenin amacı, hızlı kalkınmayı ve ekonomik bağımsızlığı sağlamaktır. Kongrenin başkanlığını Kazım Karabekir yapmıştır. Kongre yeri olarak İzmir'in seçilmesinde Türkiye'nin önemli bir ticaret merkezi olması ve Kurtuluş Savaşı'nın noktalandığı yer olması etkili olmuştur. 

Kongrede; sanayici, tüccar, çiftçi ve işçi kesimlerinin temsilcilerinden oluşan 1135 kişi yer almıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda Misak-ı İktisadi Kararları kabul edilmiştir. 

İzmir İktisat Kongresi'nde Alınan Kararlar

Kongre kapsamında alınan kararları şu şekilde sıralayabiliriz:
  • Hammaddesi ülke içinde bulunan sanayi kollarının kurulması.
  • Türk özel girişimcilerinin desteklenmesi.
  • Yerli sanayinin dış rekabetten korunması için gümrüklerde önlemler alınması.
  • Yatırımcılar için kredi sağlayacak sanayi bankasının kurulması.
  • Ticaretin gelişmesi için bir banka kurulması.
  • Yabancı sermayeye herhangi bir ayrıcalık tanınmaması.
  • Anonim şirketlerin kurulmasının kolaylaştırılması.
  • Aşar vergisinin kaldırılarak vergi sisteminde değişikliklerin yapılması.
  • Tütün tekellerinin kaldırılması.
  • Tarım kesimine kredi sağlanması için politikaların geliştirilmesi.
  • İşçi haklarını korumak için sendika ve grev hakkını tanınması.
İzmir İktisat Kongresi'nin ardından 1924 yılında İş Bankası ve Tütüncüler Bankası kuruldu. 1925 yılında Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu çıkarıldı ve Sanayi ve Maadin Bankası kuruldu. 1926 yılında Emlak ve Eytam Bankası kuruldu. 1927 yılında Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarıldı. 1928 yılında Tarım Kredi Kooperatifleri kuruldu.

28 Nisan 2017 Cuma

Büyük Selçuklu Devleti Hakkında Kısa Bilgi - Maddeler Halinde

Büyük Selçuklu Devleti Bayrağı

Büyük Selçuklu Devleti, Oğuzlar tarafından kurulmuştur.

Büyük Selçuklu Devleti'nin bilinen ilk atası Dukak Bey'dir. 

Devlete ismi Dukak Bey'in oğlu Selçuk Bey'den gelmektedir. 

Selçuk Bey'den sonra yerine Arslan Yabgu geçti. 

Arslan Yabgu'nun Gaznelilere esir düşmesi üzerine yerine Selçuk Bey'in torunları olan Tuğrul ve Çağrı Beyler geçti. 

Devletin gerçek kurucusu olarak Tuğrul Bey kabul edilmektedir. Anadolu'ya fetih amaçlı ilk Türk akınları Tuğrul Bey döneminde başlamıştır. 

1035 yılında Horasan'a yerleşmek için Gazneli Mesut'tan izin istediler. Gazneli Mesut'un kabul etmemesi üzerine iki devlet arasında savaş başladı. Savaşı Selçuklular kazandı ve Horasan'a egemen oldular. Tuğrul Bey, Nişabur'da kendi adına hutbe okuttu ve Selçuklu Devleti'nin bağımsızlığını ilan etti. 

1040 yılında Gazneliler ile yapılan Dandanakan Savaşı'nı kazandılar.

1048 yılında Bizanslılar ile yapılan Pasinler Savaşı'nı kazandılar. Bu savaş, Türklerle Bizanslılar arasında yapılan ilk savaş ve zaferdir. 

1055 yılında Bağdat Seferi ile Şii Büveyoğlulları yıkıldı ve Abbasi halifesi baskıdan kurtarıldı. Bu gelişme üzerine Abbasi halifesi Tuğrul Bey'i "Doğu ve Batı'nın Sultanı" ilan etmiştir. 

1071 yılında Bizanslılar ile yapılan Malazgirt Savaşı'nın kazandılar. Böylece Anadolu'nun kapıları Türklere açılmış oldu.

En parlak dönemini Sultan Melikşah döneminde yaşamıştır. 

Sultan Melikşah'ın ölümünden sonra taht kavgaları başladı. 

1157'de Sultan Sencer'in ölümüyle devlet yıkılmıştır.

Büyük Selçuklu Devleti'nin yıkılmasına etki eden faktörler: Hanedan üyeleri arasında taht kavgalarının çıkması, merkezi otoritenin zayıflaması, atabeylerin bağımsız hareket etmesi, Batınilerin devlet adamlarına suikastlar düzenlemesi, Abbası halifesinin eski siyasi gücüne tekrar ulaşmak için Selçuklular aleyhine çalışmalarda bulunmasıdır. 

26 Nisan 2017 Çarşamba

Anayasa Nedir? Anayasa Hakkında Kısa Bilgi


Anayasa'nın geniş ve dar anlam olmak üzere iki anlamı vardır. Anayasa, geniş anlamıyla, bir devletin çeşitli kurumlarının görevlerini, yetkilerini ve işleyişini düzenleyen kurallar bütünüdür. Anayasa, dar anlamıyla ise, bir devletin kuruluşunu ve işleyişini düzenleyen kuralların resmi bir metinde toplandığı belgedir. 

Yazılı anayasaların ilk tarihi, 1787 ABD Anayasası ve 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi'ne dayanmaktadır. 

Her devletin geniş anlamda bir anayasası olmasına karşın her ülkede dar anlamda bir anayasa yoktur. Örneğin, İngiltere'de dar anlamda bir anayasa yoktur. Yazılı anayasalar yasalarla korunurken yazılı olmayan anayasalar adet ve geleneklerle korunmaktadır. Ancak şunu söylemek gerekir ki hiçbir anayasa tam anlamıyla yazılı değildir. Çok az sayıdaki anayasa ayrıntılı düzenlemelere yer verir. Yine aynı şekilde hiçbir anayasa da tamamen yazılı olmayan bir anayasa değildir. Çünkü her ne olursa olsun teamül, gelenek ve adetler bulunmaktadır.

Anayasalar, iktidarın gücünü kurallar aracılığı ile düzenler ve sınırlar. Anayasa, bir devletin temel kanunlarındandır ve normlar hiyerarşisinin en üstünde yer almaktadırlar. Bu durum kanunların ve diğer hukuk kurallarının anayasaya aykırı olmayacağı anlamına gelmektedir. 

Anayasal Devlet: Kuruluş ve işleyişi bakımından anayasal kurallara uygun devlettir. 

Anayasalı Devlet: Anayasal kurallar olmasına rağmen bu kurallara pek değer verilmediği durumlarda söz konusudur.

Anayasaları şu şekilde sınırlandırabiliriz;

1-) Maddi Anayasa ve Şekli Anayasa
2-) Yazılı Anayasa ve Yazısız Anayasa
3-) Sert Anayasa ve Yumuşak Anayasa
4-) Kazuistik Anayasa ve Çerçeve Anayasa

25 Nisan 2017 Salı

İskitler Hakkında Kısa Bilgi


İskitler, MÖ 8 yüzyıl ile MÖ 3 yüzyıl arasında Avrupa'nın doğusu ile Orta Asya'da hüküm sürmüş göçebe bir topluluktur. 

Orta Asya'da bilinen ilk atlı-göçebe Türk topluluğudur. 

İskitlerin en ünlü hükümdarı Alper Tunga'dır. İranlı şair Firdevsi'nin "Şehname" adlı eserinde Alper Tunga'dan "Efrasiyab" adı ile bahsedilmiştir. Firdevsi bu eserini Gazneli Mahmut'a sunmuştur. Eserde İstkitler ile Persler arasındaki savaş konu edilmiştir. 

İki önemli destana sahiptirler: Alper Tunga Destanı ve Şu Destanı. Alper Tunga Destanı'nda Persler ile yaptıkları mücadele, Şu Destanı'nda ise Büyük İskender ile yaptıkları mücadele anlatılmaktadır. 

İskitlerde kadın hükümdarlara "Tomris" adı verilmiştir. Alper Tunga'nın torunu Tomris Hatun, dünyanın ilk kadın hükümdarı olarak kabul edildiği için son derece önemli bir yere sahiptir. 

İskitler, maden işlemeciliğinde oldukça iyi bir konumdaydılar. Özellikle altın ve gümüş işçiliğinde ustalaşmışlardır. Bu sebeple İskitlere "Bozkırın Kuyumcuları" denilmiştir.

İskitlerin ordusunda kadın savaşlar da yer almaktaydı ve kadın savaşçılara "Amazon" adı verilmişti. 

İskitler atı evcilleştirmişlerdir. Böylece Ön Asya'da atı evcilleştiren ilk topluluk olmuşlardır. 

İskitler en çok Perslerle (İranlılar) mücadele etmişlerdir. 

Kemer, kemer tokası ve pantolonu ilk defa kullanmışlar ve tüm dünyaya da tanıtmışlardır. 

23 Nisan 2017 Pazar

Gazneliler Hakkında Kısa Bilgi - Maddeler Halinde - Özet

Gazneli Devleti Bayrağı
Gazneli Devleti'nin kurucusu kimdir? Gazneliler nerede kuruldu? Gazneli Devleti'ne kim son verdi? Gazneliler adını nereden almıştır?

Gazneli Devleti'nin hakkında önemli bilgileri şu şekilde sıralayabiliriz;
  • Gazneli Devleti, 963 ile 1187 yılları arasında hüküm sürmüştür. 
  • Devletin kurucusu Samanoğulları'nın Horasan Emiri Alp Tigin'dir. 
  • Kurulmadan önce Samanoğlulları Devleti'ne bağlıydı. Ancak Sebüg Tigin döneminde bağımsızlığını elde etmiştir.
  • Devlet, en parlak ve güçlü dönemi Gazneli Mahmut döneminde yaşamıştır. 
  • Gazneli Devleti'nin ismi kurulduğu yer olan ve Doğu Afganistan'da bulunan Gazne şehrinden gelmektedir.
  • Gazneli Mahmut, Abbasi halifesine baskı yapan Şii Büveyhoğulları ile mücadele etmiş ve Irak'ın kuzeyini ele geçirmiştir. Bu olayın ardından Abbasi halifesi tarafından kendisine "Sultan" unvanı verilmiştir. Böylece Türk tarihinde "Sultan" unvanını kullanan ilk hükümdar olmuştur. 
  • Gazneli Mahmut, İslamiyet'i yaymak için Hindistan'a toplam on yedi sefer düzenlemiştir. Bu seferlerin Hindistan'a İslamiyet'in yayılmasında büyük katkısı olmuştur. Bundan dolayı Gazneli Mahmut'a "Hindistan Fatihi" unvanı da verilmiştir. 
  • Gazneli Devleti'nin yıkılmasını etkileyen en önemli unsur çok çeşitli ırklardan meydana gelmesiydi. 
  • Sultan Mahmut'un ölümünden sonra eski gücünü kaybetmişlerdir. 
  • 1040 yılında yapılan Dandanakan Savaşı'nda Selçuklulara yenildiler.
  • Gazneli Devleti'ne 1187'de Gurlular tarafından son verildi. 

22 Nisan 2017 Cumartesi

UNESCO Hakkında Kısa Bilgi


Açılımı "Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü" olan UNESCO'nun kuruluş düşüncesi yirminci yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştı. Milletler Cemiyeti bünyesinde UNESCO'nun öncüsü sayılabilecek kuruluşlar mevcuttu. 

UNESCO'nun kuruluşunu sağlayan sözleşme 16 Kasım 1945 tarihinde imzalandı ve 4 Kasım 1946 tarihinde de yürürlüğe girdi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 14 Aralık 1946 tarihli kararıyla örgüte bağlı bir uzmanlık kuruluşu olmuştur. Türkiye, UNESCO'nun kurucuları arasında yer almıştır. UNESCO'nun merkezi Paris'tedir. 

UNESCO, kalıcı bir dünya barışına katkı sağlamak amacıyla kurulmuştur. Bu doğrultuda barış kültürünü ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik eder. UNESCO Sözleşmesi'nin giriş bölümünde, savaşların insanların zihinlerinde başladığından dolayı barışın egemen kılınabilmesi için öncelikle insanların zihinlerinde bunun gerçekleştirilmesi gerektiği, bunun da ancak bilim, kültür ve karşılıklı işbirliği sayesinde olabileceği belirtilmektedir. Faaliyet alanları şunlardır: Eğitim, kültür, sosyal ve beşeri bilimler, doğa bilimleri, iletişim. 

UNESCO, çok sayıda sivil toplum kuruluşu, vakıf, uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla işbirliği yapar. UNESCO'nun yönetim organı olan Genel Konferans, tüm üye devletlerin katılımıyla oluşur ve iki yılda bir toplanır. Yürütme Kurulu, örgütün programını uygulamakla görevlidir ve 58 üyeden oluşur. UNESCO Yürütme Kurulu'nda Türkiye'yi farklı tarihlerde Reşat Nuri Güntekin, Ahmet Kutsi Tecer ve Erdal İnönü gibi isimler temsil etmiştir. Türkiye'nin Paris'te UNESCO nezdinde bir daimi temsilciliği bulunmaktadır. 

UNESCO'nun "Dünya Miras Listesi" olarak isimlendirdiği bir uygulaması vardır. Bu listede Türkiye'den de çeşitli yerler yer almaktadır. 

Lozan Antlaşması'nda Türkiye Lehine Çözülen Konular


Lozan Barış Antlaşması, 24 Temmuz 1923'te imzalandı ve 23 Ağustos 1923'te TBMM tarafından onaylandı. 

Lozan Barış Antlaşması'nda Türkiye lehine çözümlenen konular şunlardır:

Kapitülasyonlar: Lozan Antlaşması ile birlikte Osmanlı Devleti zamanında yabancı devletlere verilen her türlü kapitülasyon kaldırılmıştır. Yalnız 1929 yılına kadar mevcut gümrük rejimi korunacaktı. Böylece ekonomik bağımsızlık yolunda önemli bir adım atılmış oldu. 

Azınlıklar: Türkiye sınırları içinde yaşayan tüm azınlıklar Türk vatandaşı sayıldı ve hiçbir şekilde ayrıcalık tanınmayacağı belirtildi.  

Yabancı Okullar: Türkiye'de faaliyet gösteren tüm yabancı okullar Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanacak ve denetimleri Türk müfettişler tarafından gerçekleştirilecektir. 

İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u Boşaltması: Lozan Barış Antlaşması ile birlikte İtilaf Devletleri'nin İstanbul'da bulunan kuvvetleri 2 Ekim 1923 tarihinde bir törenle İstanbul'u terk ettiler. 

Ermenistan Devleti'nin Kurulmasının Önününe Geçilmesi: Sevr Antlaşması'na göre Doğu'da bir Ermeni devletinin kurulması planlanmaktaydı. Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasıyla bu planın gerçekleştirilmesine izin verilmedi ve Doğu'da Ermeni devleti kurulmadı.

Osmanlı Devleti'nin Borçları: Türkiye, Osmanlı Devleti'nden kalan 140 milyon akçe borcu 87 milyon akçeye indirmeyi başardı. Bu borcun taksitler halinde ödenmesi kabul edildi. Böylece Duyun-u Umumiye İdaresi büyük ölçüde ortadan kaldırılmış oldu. Bundan sonra sadece borçların paylaştırılması işlevini yerine getirdi. Osmanlı Devleti'nden kalan borçların son taksiti 1954 yılında ödendi. 

Mikroekonomi ve Makroekonomi Nedir? Arasındaki Farklar


Mikroekonomi: Birey, aile ve işletmeler gibi küçük ekonomik birimlerin kararlarını inceleyen bir teoridir. Burada tüketicilerin fayda maksimizasyonunu, firmaların ise kar maksimizasyonunu nasıl sağladığı analiz edilir. Analizde tek bir tüketici ve firma alınır. 

Küçük ekonomik birimlerin kararlarını konu alan mikro ekonomi, refah ve değer teorilerinden oluşmaktadır. (Mikroekonomi= Değer Teorisi + Refah Teorisi) Buradaki değer teorisi ise üretici, fiyat ve bölüşüm teorilerinden meydana gelmektedir. 

Mikroekonomi, bir ekonomide fiyatlar nasıl oluşmaktadır ve nasıl değişmektedir, tüketicilerin ve üreticilerin fiyat oluşumundaki etkinlikleri nedir gibi soruların cevapları ile uğraşmaktadır. 

Mikroekonomi teorisine ilişkin ilk kitap, 1890 yılında Alfred Marshall'ın yazdığı "Ekonominin İlkeleri" kitabıdır.   

Makroekonomi: Ekonomiyi bir bütün olarak ele alır. Ekonomideki toplam gelir, toplam tüketim, toplam yatırım, istihdam düzeyi, fiyatlar genel düzeyi vs. gibi konular analiz edilir. Temel amacı fiyat istikrarının, tam istihdamın ve ekonomik büyümenin nasıl sağlanacağının incelenmesidir. 

Makroekonomi, 1929 Dünya Ekonomik Krizi'nin ardından ortaya çıkmıştır. Makroekomi teorisine ilişkin ilk kitap, 1936 yılında John Maynard Keynes'in yazdığı "İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi" kitabıdır.

Keynes, yaşanan krizin mevcut mikro analizle açıklanamayacağını belirtmiş ve yeni bir çerçeve oluşturmuştur. 

İnstagram Takipçi Satın Al ve Takipçilerini Arttır


İnstagram sayfalarının sosyal medyada kullanılırlığı gün geçtikçe artmaktadır. Bu hem kişisel hesapları için hem de kurumsal hesaplar için geçerlidir. Firmalar tanınırlıklarını arttırmak için sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanırlar. Günümüzde internet reklamcılığının üst düzeyde olduğunu düşünürsek bu zorunluluk haline gelmiştir. İnstagram takipçi satın al uygulamaları ile firmalar İnstagram hesabındaki tanınırlıklarını arttırmak isterler.

Kurumsal ve kişisel firmalar, İnstagram profillerinin en iyi şekilde yönetilmesini isterler. Sorunlara çözüm bulunması ve marka değerinin arttırılması firmalar için oldukça önemlidir. Takipçi satın al ve bu alınan takipçiler ile birlikte tanınılırlığını arttır metodu internet reklamı açısından oldukça önemlidir. İnstagram kullanılabilirlik açısından oldukça rahat olduğu için kurumsal firmalar tarafından oldukça rağbet görürler. 

Nasıl Takipçi Satın Alınır?

Sosyal medyanın en önemli sitelerinin başında gelen İnstagram, fotoğraf paylaşma mecrasıdır. İnstagram takipçi sayısı ile kişiler hedeflerini yükseltmeye çalışırlar. Örnek olarak bir kişi internette fenomen olmak istiyorsa sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanması gerekir. Günümüzde en çok kullanılan ve en çok rağbet gören sosyal medya aracının İnstagram olduğunu düşünürsek, fenomen olmak isteyen kişinin İnstagram hesabını aktif bir şekilde kullanması gerektiğini anlayabiliriz. İnstagram takipçi sayısı ne kadar fazla ise kişi o kadar çok sayıda hesap tarafından takip ediliyor demektir. Bu da kişinin fenomen olması yolunda önemli bir adımdır. 

Bu noktada İnstagram takipçi satışı yapan kişiler devreye girer. İnstagram takipçi satışı herkese güvenilebilir bir alan değildir. Bazı kişilerin İnstagram takipçi satışını bahane ederek dolandırıcılık yaptıkları bilinen bir gerçektir. Bu noktada güvenilir kişiler ile ticaret yapmak gerektiği gerçeği ortaya çıkar. Güvenilir bir şekilde takipçi satışı yapan kurum ve kuruluşlar iyi bir araştırma sonrası bulunabilir. Referansı olan kuruluşları tercih etmek daha mantıklı olacaktır. Özellikle sizden hesap şifrenizi, kişisel bilginizi isteyen kuruluşlara kesinlikle inanmayın. İnstagram takipçi satışı işlemi için kişisel bilgilerin bilinmesine gerek yoktur. Güvenli bir şekilde takipçi gönderimi yapan şirketlerden takipçi satın almak gerekir. Takipçi satın al işlemi ile kişisel profil sayfalarında ve kurumların resmi sayfalarında takipçi sayısını arttırarak daha fazla kişiye ulaşmak mümkün hale gelir.  Bu işlem  sosyal medyada tanınırlığı arttırmak açısından oldukça önemlidir.

Kimler Takipçi Satın Alıyor?

Birçok dizi oyuncusu, köşe yazarı, tanınmış kişiler, butik mağazalar, sanatçılar vb. kişiler takipçi satın al işlemini gerçekleştirerek takipçi sayısını arttırmaktadır. Bu kişilerin takipçi satın aldıkları firmalarla çalışmak doğru olacaktır. Referansları bol olan ve tanıdık kişilerle çalışmak her zaman daha mantıklı bir seçimdir. Kaliteli ve müşteri memnuniyetini ön planda tutan İnstagram takipçisi satışı yapan kurumlarla ilgileniyorsanız internette iyi bir araştırma yapmanız gerekmektedir.

Dünya üzerinde yüz milyonlarca kullanıcıya sahip olan İnstagram son yılların en popüler son medya aracı konumunda. Akıllı telefon uygulaması olan İnstagramın en büyük özelliği ise akılda kalıcı ve etkileyici görseller ile birlikte etkileşim bırakmasıdır. Bu nedenle kurumsal firmalar İnstagram hesaplarını aktif olarak kullanmayı terci eder. İnstagram takipçi satın al ve bunu bir araç olarak diye düşünün sosyal medya yöneticileri her zaman karlı çıkmaktadır. İnstagram üzerinden yapılan paylaşımlar anında diğer kullanıcıların karşısına çıkmaktadır. Bu yönü ile oldukça talep gören bir uygulama haline gelen İnstagramda kişilerin takipçi sayıları ile tanınırlığı aynı oranda olmaktadır. Bu nedenle takipçi satın al işlemi yapan bir çok ünlü kişi sosyal medya alanında kendini unutturmamak için çaba harcalar. 

21 Nisan 2017 Cuma

Aktek Maltepe Klima Servisi

     Klima servisi    0216 383 9878



Klimanızın düzenli ve performanslı çalışması için yılda en az 1 kez düzenli bakıma ihtiyaç duymaktadır.  Bakımları yapılan klimalar daha az enerji ile daha fazla performans sergileyerek ısıtma ve soğutma işlemlerinde sizi memnun ederler. 

Aktek DMR firmamız 2009 yılından bugüne maltepe klima servisi başta olmak üzere kartal klima servisi ve İstanbul Anadolu Yakası tüm semtlerinde klimanız ve markası ne olursa olsun ve klima ile ilgili yaşadığınız sorun ne olursa olsun aynı gün yerinde tamir bakım ve onarım hizmeti verilmekte ve klimanız ilk günkü çalışır durumunda size teslim edilmektedir. 

Klima servisi hizmetlerimizden yararlanmak için  0216 383 9878 nolu telefonumuzu arayarak veya info@aktekelektromekanik.com adresine mail atarak servis talebinde bulunabilirsiniz. 

Web sitemiz: http://www.aktekelektromekanik.com

Yararlı Cemiyetler Hakkında Kısa Bilgi

Yararlı Cemiyetler
Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti 

2 Aralık 1918 tarihinde Edirne'de kurulmuştur. Cemiyetin amacı, Doğu Trakya'nın Rumlar tarafından işgalini önlemektir. Ayrıca Mavri Mira Cemiyeti'ne karşı mücadele etmiştir. Cemiyet, Osmanlı Devleti'nin yıkılması halinde yeni bir Türk devleti kurmayı da amaçlamıştır.

Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti

Cemiyet ilk önce İstanbul'da kurulmuş, daha sonra ise merkezini Erzurum'a taşımıştır. Cemiyetin amacı, Doğu Anadolu'da Ermeni Devleti'nin kurulmasını engellemekti. Bu cemiyette Mustafa Kemal Atatürk, Kazım Karabekir ve Rauf Orbay gibi Milli Mücadele liderleri de yer almıştır. 

İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti

İzmir'in yakın bir zamanda Yunanlılara verileceği haber alınması üzerine kurulmuştur. Batı Anadolu'daki nüfusun çoğunluğunun Türklerin oluşturduğunu dünyaya kamuoyuna duyurmayı amaçlamışlardır. Daha sonra adını değiştirmiş ve İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti olmuştur. İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti, Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri'inin düzenlenmesinde önemli rol oynamıştır. 

Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti

Trabzon ve çevresinde Pontus Rum Devleti'nin kurulmasına engel olmak için kurulmuştur.

Kilikyalılar Cemiyeti

Merkezi Adana'da bulunan Kilikyalılar Cemiyeti'nin kuruluş amacı Adana ve çevresinin Türk topraklarını olduğunu dünya kamuoyuna duyurmaktı. Bölge üzerinde emelleri olan Fransız ve Ermenilere karşı savunma amaçlamışlardır. 

Milli Kongre Cemiyeti

İstanbul'da kurulmuştur ve mücadelesini basın yoluyla yürütmüştür. Çeşitli dillerde yayınlar çıkarmışlar ve Türklere yönelik haksız propagandalara karşı mücadele etmişlerdir.

Kars İslam Şurası

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından kurulan ilk yararlı cemiyettir. Ermenilere karşı mücadele etmişlerdir. 

Milli Karakol Cemiyeti

Faaliyetlerini gizli yürüten Milli Karakol Cemiyeti, İstanbul'dan Anadolu'ya çok sayıda silah sevkıyatı yapmıştır. 

Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti

Sivas merkezli kurulan cemiyet, işgallere karşı halk ayaklanmasını sağlamak için çeşitli protesto mitingleri düzenlemiştir. 

Milli Müdafaa (Mim Mim) Grubu

İstanbul'dan Anadolu'ya çok sayıda Milli Mücadele taraftarının ve cephanenin geçmesini sağlamıştır. Ayrıca Anadolu'ya önemli istihbarat bilgileri göndermiştir. 

20 Nisan 2017 Perşembe

Hotmail Hangi Amaç İçin Kullanılır?


Hotmail kullanmak son derece pratik bir bilgi aktarma yoludur. Resim, dosya ve her türlü bilgi aktarımında kullanılan hotmail adresi insanların hem iş dünyasında hem de farklı alanlarda çok rahat bir şekilde kullanabildikleri bir haberleşme platformudur. Bu platformda bir adres sahibi olabilmek için hotmail aç bölümünden istediğiniz türden bir adres edinebilirsiniz. Adres konusunda sizlere en iyi imkanları sunan platformda adres seçimi yaparken akılda kalan adresleri seçmeniz her zaman daha sağlıklı bir işlem olacaktır. Akılda kalan bir adres uzun yıllar rahatlıkla kullanılabilir. Ancak şifre konusunda aynı sadeliğe başvurmamalısınız. Şifreleriniz her zaman farklı karakterlerden oluşmalı ve doğum tarihi gibi bilgiler şifrenizde yer almamalıdır.

Hotmail Açmak Zor mudur?

Hotmail hesabı açmak zor değildir. Sadece hotmail al kısmından bir adres alırken bilgilerin doğru olmasına ve başkaları tarafından bilinmemesine özen göstermelisiniz. Bir hesap açarken kişi bilgileri içerisinde yer alan ad, soyad, doğum tarihi gibi bilgileri doğru girdiğinizde ilerde şifre kısmında bir sorun olursa rahatlıkla hesabınızı geri alabilirsiniz.

Güvenlik Sorusu ve Cevabı Nedir?

Hotmail adresi alırken mutlaka güvenlik konusuna büyük bir önem veriliyor. Hotmail firması da şifrenizin çalınmasına karşılık olarak üyelik esnasında sizlere bir güvenlik sorusu ve cevabı hakkı veriyor. Hotmail kaydol bölümünden tüm bilgileri girdikten sonra cevabını yalnızca sizin bildiğiniz bir güvenlik sorusu belirleme şansı veriyor. Bu soruyu şifrenizi kaybettiğinizde ya da şifreniz çalındığında cevaplıyorsunuz ve adresinizi güvenli bir şekilde geri alabiliyorsunuz.

Milletvekili Dokunulmazlığı Nedir?


Milletvekili dokunulmazlıkları iki kısma ayrılır: Mutlak Dokunulmazlık ve Nisbi Dokunulmazlık.

Mutlak Dokunulmazlık: Yasama sorumsuzluğu da denilen mutlak dokunulmazlık, milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki sözlerinden, ileri sürdükleri düşüncelerden ve kullandıkları oylardan dolayı sorumlu tutulmamalarıdır. Bu dokunulmazlık sürekli nitelik taşır, yani ömür boyu koruma sağlar. TBMM kararı ile de kaldırılamaz. Tüm bunlara karşın milletvekilleri hakkında hakaret nedeni ile tazminat davası açılmasında bir engel yoktur. 

Nispi Dokunulmazlık: Milletvekilleri hakkında seçimden önce veya sonra bir suç işlediği iddiasıyla Meclisin kararı olmadıkça yargılanamaz. Bunun istisnası ise ağır cezayı gerektiren suçüstü halidir. Bu durumda dokunulmazlığın kaldırılmasına gerek kalmaksızın yargılama başlatılabilir. Ayrıca soruşturmasına milletvekili seçilmeden önce başlanmış olmak koşuluyla Anayasanın 14. maddesi kapsamına giren suçlarda da dokunulmazlık kaldırılmaksızın yargılama devam eder.

Milletvekili Dokunulmazlıkları Hakkında Önemli Bilgiler

Milletvekilleri hakkında seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, milletvekilliğinin sona ermesiyle başlar.

Milletvekili olmayan bakanlar da dokunulmazlıktan yararlanır. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki siyasi parti gruplarında yasama dokunulmazlığı hakkında bir görüşme yapılamaz.

Milletvekillerinin dokunulmazlıklarından vazgeçme gibi bir hakkı yoktur. 

Milletvekili dokunulmazlığı, yargılamaya engel teşkil etse de ön soruşturma yapılmasını ve delil toplanmasını engellemez. 

19 Nisan 2017 Çarşamba

Kanun-i Esasi Hakkında Kısa Bilgi



1876 yılında ilan edilen Kanun-i Esasi, ilk anayasamızdır. Kanun-i Esasi'nin kabul edilmesine zemin hazırlayan üç önemli gelişme vardır: 1808 Sened-i İttifak, 1839 Tanzimat Fermanı, 1856 Islahat Fermanı.

Kanun-i Esasi, İkinci Abdülhamit döneminde kabul edilmiştir. Kanun-i Esasi ile birlikte meşruti monarşi sistemine geçilmiştir. Bu doğrultuda meclis oluşturuldu. Bu meclis, üyelerini padişahın seçtiği Heyet-i Ayan ve üyelerini halkın seçtiği Heyet-i Mebusan'dan oluşmaktaydı. 

Kanun-u Esasi'de devletin resmi dilinin Türkçe olduğu yazılmaktadır. Belçika ve Prusya anayasaları örnek alınarak hazırlanmıştır. 

Kanun-u Esasi'de padişahın son derece güçlü yetkileri bulunmaktadır. Bunlardan birkaçını şu şekilde sıralayabiliriz;
  • Padişahın meclisi fesih yetkisi vardır.
  • Padişahın basın üzerinde sürgün ve sansür yetkisi vardır.
  • Bakanlar Kurulu padişaha karşı sorumludur.
  • Kanun çıkartmak için önce padişahın izni alınır. Daha sonra Heyet-i Ayan onayı, en son olarak da padişah onayı alınır. 
Padişahın bu yetkileri 1909 yılında yapılan değişikliklerle önemli ölçüde kısıtlanmıştır. Bu değişikliklerle padişahın meclisi fesih yetkisi zorlaştırılmış, kanunlar üzerindeki mutlak veto yetkisi kaldırılmış, basın üzerindeki sansür ve sürgün yetkisi kaldırılmıştır.

İkinci Abdülhamit, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nı sebep göstererek Kanun-u Esasi'yi yürürlükten kaldırdı ve meşrutiyet yönetimine son verdi. 

18 Nisan 2017 Salı

Merkantilizm Nedir? Hakkında Kısaca Bilgi



Merkantilizm, yaklaşık 1450 ile 1750 yılları arasında 300 yıl boyunca uygulama alanı bulmuş bir düşünce akımıdır. Farklı ülkelerde farklı şekillerde uygulanmıştır.

İspanyolca "tüccar" anlamına gelen "mercante"" kelimesinden gelmektedir ve ilk defa Adam Smith tarafından kullanılmıştır. Merkantilizm'in temel düşüncesi şudur: Bir ülkenin gerçek zenginliği değerli madenleridir

Merkantilizm'in Ortaya Çıkma Sebepleri

  • Feodalizmin çökmesiyle birlikte yeni merkezi devletlerin kurulması ve bu devletlerin gelir kaynakları elde etme gereksinimleri.
  • Yeni buluşların ortaya çıkması ve bunun ardından yeni kıtaların keşfi ile birlikte ticaretin gelişmesi.
  • Matbaanın icadı ile birlikte düşünce alanında başlayan uyanış. 

Merkantalizm Düşüncesinin Temel Esasları

  • Bir ülkenin zenginliğinin ölçüsü sahip olunun kıymetli maden miktarıdır. Bu kıymetli madenlerinin miktarı ne kadar artarsa o ülkenin zenginliği de o kadar artar. Bu sebeple de bir ülkenin en büyük amacı kıymetli madenlerin girişini artırıcı bir politika uygulamak olmalıdır. 
  • Bir ülke hammaddeden ziyade mamul malların ihracını yapmalı ve bu şekilde ülkeye daha fazla değerli madenin girişini sağlamalı. 
  • Deniz ticareti geliştirilmeli.
  • İhracat teşvik edilmeli, ithalat ise kısıtlanmalıdır. 

Farklı Ülkelerdeki Merkantilist Uygulamalar

Fransız Merkantilizmi: Fransa'daki uygulanmasına Calbertizm de denir. Devlet desteği ile sanayileşmesinin sağlanmasını öngörmektedir. 

İngiliz Merkantilizmi: Deniz ticaretinin geliştirilmesiyle ülkeye kıymetli madenlerin girişinin sağlanmasını öngörmektedir.

Alman Merkantilizmi: Almanya'daki uygulanmasına Kameralizm de denir. Devlet desteği ile sanayileşmeye önem verirken tarımı da ihmal etmemiştir. 

İspanyol Merkantilizmi: Amerika'daki sömürgelerden elde edilen değerli madenlerin ülkeye girişinin teşvik edilmesine dayanmaktadır.

İkinci Mahmut Dönemi'nde Yapılan Yenilikler Kısaca


1-) Sened-i İttifak

İkinci Mahmut ile Ayanlar arasında yapılan bu sözleşme ile ilk kez padişahın yetkileri sınırlandırılmıştır. 

2-) Askeri Alanda Yapılan Islahatlar

Sekban-ı Cedit Ocağı kuruldu.

Osmanlı tarihine "Vak'ay-ı Hayriye" olarak geçen olay sonucunda Yeniçeri Ocağı kaldırıldı. 

Yeniçeri Ocağı'nın yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu kuruldu.

Redif birlikleri kuruldu. 

İstanbul'da ilk silah fabrikası kuruldu.

Harp Okulu ve Askeri Tıp Okulu açıldı. 

Askeri Bando Okulu (Mızıka-yı Hümayun) kuruldu.

3-) Eğitim Alanında Yapılan Islahatlar

İstanbul'da ilköğretim zorunlu hale getirildi.

İlk kez Avrupa'ya öğrenci gönderildi. 

Takvim-i Vekayi adında ilk resmi gazete çıkarıldı.

Tercüme Odası kuruldu.

4-) Ekonomi Alanında Yapılan Islahatlar

Narh uygulamasına son verildi. 

İstanbul'da Çuha fabrikası açıldı. 

5-) Yönetim ve Hukuk Alanında Yapılan Islahatlar

Divan-ı Hümayun kaldırıldı ve yerine Nazırlıklar kuruldu. 

Adli işleri düzenlemek için Meclis-i Valay-ı Ahkam-ı Adliye kuruldu. 

Tımar ve zeamet uygulaması kaldırıldı ve maaş sistemi getirildi. 

Müsadere usulü büyük ölçüde kaldırıldı. 

17 Nisan 2017 Pazartesi

Tanzimat Fermanı Hakkında Kısa Bilgi



Tanzimat Fermanı, Dışişleri Bakanı Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanmış ve 3 Kasım 1839 tarihinde Gülhane Parkı'nda okunmuştur. 

Tanzimat Fermanı'nın İlan Edilme Nedenleri

Padişah Abdülmecit tarafından ilan edilen Tanzimat Fermanı'nın ilan edilme nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz;
  • Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını engellemek. 
  • Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti'nin içişlerine karışmasına engel olmak. 
  • Mısır konusunda Avrupalı devletlerin desteğini almak. 
  • Fransız İhtilali'nin ardından ortaya çıkan milliyetçilik akımının yıkıcı etkilerini azaltmak. 

Tanzimat Fermanı'nın Temel Hükümleri
  • Herkesin can, mal ve ırz güvenliği sağlanacak.
  • Askerlik hizmeti düzene sokulacak.
  • Vergiler adaletli bir şekilde düzenlenecek ve herkesin gelirine göre alınacak. 
  • Mal varlığına el koyma uygulaması anlamına gelen Müsadere Sistemi kaldırılacak.  
  • Kimse kanunsuz suçlanmayacak ve cezalandırılmayacak.
  • Yargılama mahkemelerce yapılacak ve duruşmalar açık olacak.
  • Din ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlara eşit davranılacak ve eşit haklar tanınacak.

Tanzimat Fermanı'nın Özellikleri
  • Tanzimat Fermanı ile birlikte Osmanlı Devleti'nde ilk kez hukukun üstünlüğü kabul edilmiştir. 
  • Padişahın yetkileri ilk kez yasa ile sınırlandırılmıştır. 
  • Tanzimat Fermanı ile birlikte Müslüman ve Hristiyan tüm halkın eşit olması amaçlanmıştır.
Tanzimat Fermanı, dönemin koşullarına göre oldukça ileri uygulamalar içerse de amacına ulaşamamış ve Avrupalı devletler Osmanlı Devleti'nin içişlerine karışmaya devam etmiştir. 

16 Nisan 2017 Pazar

Kaymakam Kimdir? Görevleri Nelerdir Kısaca


Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk 

Kaymakam Kimdir?

Kaymakam, ilçenin en büyük mülki idare amiridir ve sadece hükümeti temsil eder. Valilik istisnai memurluk iken kaymakamlık güvenceli memurluktur.

Kaymakam, hükümetin temsilcisi olarak ilçenin genel idaresinden sorumludur. Ayrıca ilçede bulunan bakanlık teşkilatlarının hiyerarşik amiridir.

Kaymakam Nasıl Olunur?

Kaymakam olabilmek için Hukuk, Siyasal Bilgiler, İktisadi ve İdari Bilimler, İktisat ve İşletme Fakültelerinden mezun olmak ve 35 yaşını aşmamış olmak gerekir. Ayrıca kaymakamlık kursu ve stajı da başarı ile bitirilmelidir. 

Kaymakam Nasıl Atanır?

Kaymakam, İçişleri Bakanlığı Müdürler Encümeni'nin intihabı üzerine İçişleri Bakanı'nın önerisi, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın onayı ile "müşterek kararname" ile atanır. 

Kaymakamın Görevleri

Görev yaptığı ilçede kanun, tüzük, yönetmelik ve hükümet kararlarının ilanını ve yerine getirilmesini sağlar. 

Valinin verdiği emir ve talimatları yerine getirir.

Adli ve askeri birimler dışındaki bütün devlet dairelerini ve müesseselerini, özel idare, belediye ve köy idarelerini denetler. 

Kaymakamlar valilerin yaptığı gibi "genel emir" çıkartamazlar, ancak kolluk alanında bireysel işlemler yapabilirler. 

Kaymakam, denetim sırasında ilçe idare şube başkanlarını valinin muvafakatiyle, diğer memurları ise re'sen görevinden alabilir. 

Kaymakam ve Vali Arasındaki Önemli Farklar!

Vali, devletin ve hükümetin temsilcisidir. Kaymakam ise sadece hükümetin temsilcisidir. 

Vali, yabancı ülke konsolosları ile ilişki kurabilirken kaymakamın böyle bir yetkisi yoktur. 

Vali, gerektiğinde en yakın askeri birlik komutanından yardım isteyebilirken kaymakamın böyle bir yetkisi yoktur. 

Güvenilir Bilgi Sitesi


Günümüzün değişen şeylerinden birisi de bilgi edinme meselesidir. Benim çocukluğumda öğretmenlerimizin araştırmamızı istediği şeyleri ya da bizim öğrenmek istediğimiz şeyleri bulmak için kütüphanelere giderdik. Bilgi kaynağımız kütüphanelerdi. Okuldan çıkıp kütüphanenin tozlu rafları arasında uğraşmak bizler için hem bilgi edinme hem de bir eğlence işiydi. Şimdiki gibi interneti açarak Google arama motoruna araştırmak istediğimiz kelimeyi yazamıyorduk. Aramak istediğimiz şeyin ilk harfi ile araştırmak istediğimiz şeyleri bulmaya çalışıyorduk. Bazen sadece bir bilgi için onlarca kitaba bakıyorduk. Ama bulduğumuz şey doğru, kesin bilgi olduğundan bilgi birikimimizi saçma sapan şeylerle doldurmamamızı sağlıyordu. Ama şimdi öyle mi? İnternete bir şeyi araştırmak için bir kelimeyi yazdığınızda binlerce site, binlerce veri ortaya çıkıyor çoğu da ilgi alakası olmayan yazılar.

Örneğin geçenlerde Dilek Duası ile ilgili bir yazı arıyordum. Haber siteleri, spor siteleri, 
yemek tarifi siteleri gibi seçenekler bile bu konuya değinmiş. Sadece ve sadece kitleleri kendi sitelerine çekebilmek için sıradan bir şekilde yazılmış yazılarla dolu. Sadece Dilek Duası değil bağlantılı olan Yasin Suresi'nin faziletleri olsun dua kategorisine giren birçok yazı farklı farklı alanların sitelerinde kendilerine yer buluyor. Eskiden öyle değildi ben İslam Ansiklopedisi açtığımda yemek tarifi okumuyordum. Ya da Türk tarihi hakkında bilgi okumak için açtığım bir ansiklopedide spor yazıları okumuyordum. 

Bazı internet sitelerinde birbirinden farklı kategorilerin karmaşık bir şekilde verilmesi interneti bilgi çöplüğüne dönüştürmüş durumda. Günümüzde interneti kullanmayalım demiyorum tabii ki ancak kullanırken araştırma yaptığımız sitenin temiz, güvenilir olması gerektirdiğini unutmayalım.

Örneğin, küçük yaşta bir yeğenim var ve kendisinin arama yaparken girdiği bir site dikkati mi çekti. Google arama motoruna oynadığı oyun olan LoL (League Of Legends) için LoL Bedava Çarlar 30 LVL Ücretsiz RP’li Hesaplar yazdı ve bir siteye girdi. Girdiği sitenin üst kısımında menülerin olması ve her içeriğin ayrı bir kategori içerisinde listelenmesi, yazıların ve resimlerin birbiriyle uyumu kısacası ziyaretçi odaklı, ziyaretçiye bilgi kazandırmak amaçlı yapılan sitelerden birisi olması beni sevindirmişti. Çünkü artan bu web site çöplüğü içerisinde temiz siteleri görmek internet ortamında güvenilir bazı bilgi paylaşımı yapan kişilerin olduğunu da görmemizi sağlayacaktır.

15 Nisan 2017 Cumartesi

Sadabat Paktı Nedir? Sadabat Paktı Hakkında Kısa Bilgi


Sadabat Paktı, 8 Temmuz 1937 tarihinde Tahran'daki Sadabat Sarayı'nda Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır. 

Sadabat Paktı'nın Kurulma Sebebi

Sadabat Paktı'nın kurulmasına neden olan en önemli gelişme, İtalya'nın 1935 yılında Habeşistan'a saldırması ve Asya ile Afrika toprakları üzerinde yayılmacı politikası olmuştur. 

Sadabat Paktı'na Katılmayan Devlet

Suriye, Sadabat Paktı'na katılmamıştır. Çünkü Türkiye ile "Hatay Sorunu", Irak ile de sınır anlaşmazlıkları bulunuyordu. 

Sadabat Paktı ile 4 devlet şu konular üzerinde anlaşmışlardı;

  • Taraflar birbirlerinin sınırlarına saygı gösterecekler.
  • Taraflar birbirlerinin içişlerine karışmayacaklar.
  • Taraflar bölücü unsurları kendi sınırları içinde, diğer devletlerin aleyhine barındırmayacaklar.

Başta Irak, paktı onaylamak için 2 yıl bekledi. Çünkü, Türkiye ile Suriye arasında Hatay meselesinden dolayı gerginlik varken böylesi bir pakta katılan tek Arap ülkesi olmaktan rahatsızdı. Ancak daha sonra yeni kurulan Irak hükümeti derhal pakta katılmak için harekete geçmiştir. 

Sadabat Paktı Neden Dağıldı?

Sadabat Paktı, 1979'da İran Devrimi, 1980'de İran-Irak Savaşı, 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesi gibi olayların meydana gelmesiyle birlikte herhangi bir anlamı kalmamıştır. 

14 Nisan 2017 Cuma

RTÜK Nedir? Görevleri Nelerdir? Kısaca Bilgi


Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemek için kurulmuştur. Özerk ve tarafsız bir kamu tüzel kişiliği niteliğinde kuruluştur. RTÜK, 2005 tarihinde Anayasaya girmiş ve Anayasal tek üst kurul olmuştur.

RTÜK, belirlenen yükümlülükleri yerine getirmeyip ihlal eden ve kanunda belirtilen esaslara aykırı yayın icra eden radyo ve televizyon kuruluşlarını uyarır ve özür dilemesini ister. Eğer uyarısı dikkate alınmazsa ilgili programın yayını bir ile on iki kez arasında durdurabilir. Yayını durdurulan programın yerine çeşitli kamu kuruluşlarınca hazırlanan kamu spotu yayınlanır. 

RTÜK Üyesi Olmanın Şartları

RTÜK üyesi olabilmek için şartlar şunlardır;

  • En az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş olmak.
  • Meslekleriyle ilgili alanlarda kamu veya özel kuruluşlarda en az on yıl görev yapmış olmak.
  • Devlet memuru olma niteliğine sahip olmak.
  • Otuz yaşını doldurmuş olmak. 

RTÜK Üyelerinin Seçimi


RTÜK üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından seçilir ve dokuz kişiden oluşur. RTÜK Başkanı'nı üyeler kendi arasından seçer. Başkanın görev süresi iki yıldır. 

2017 yılı itibariyle RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya'dır. 

Sevginizi Özdemir Asaf Şiirleriyle Dile Getirin


Sevdiklerinize olan duygularınızı güzel sözler ile dile getirebilirsiniz. Eğer duygularınızı yüz yüze söyleyemezseniz aşk mesajları ile bunu yapabilirsiniz. Aşk mesajlarının içeriğini belirlemek bazen zor olmaktadır. Bunun için ünlü şair ve yazarların eserlerini kullanabilirsiniz. 

Aşkı dizelerinde en güzel bir şekilde yansıtan şairlerden biri Özdemir Asaf'tır. Özdemir Asaf'ın şiirlerini kullanarak birçok aşk mesajı oluşturabilirsiniz. Bu şiirleri ve Özdemir Asaf'ın hayat hikayesini aşağıda göreceksiniz. Aşk şiirleri ve aşk mesajları, içimizde yaşadığımız duyguları kolay ve etkili bir şekilde ortaya çıkartmanın en iyi yoludur. Sizler de ünlü şairlerin dizelerini aşk mesajlarınız da kullanabilirsiniz. 

Özdemir Asaf Kimdir?

Ünlü şair Özdemir Asaf, 11 haziran 1923 tarihinde dünyaya geldi. Asıl adı Halit Özdemir Arun'dur. Babası Mehmet Asaf, Şura-yı Devlet'in kurucuları arasında yer almıştır. Öğrenimine Galatasaray Lisesi'nde başladı. Daha sonra Kabataş Lisesi'ne geçti. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Fakat buradaki eğitimi yarıda bıraktı ve önce İktisat Fakültesi'ne daha sonra ise Gazetecilik Fakültesi'ne kaydoldu. 

İlk yazısı "Servet-i Fünun-Uyanış" dergisinde yayınlanan Özdemir Asaf, 1951'de Sanat Basımevi'ni kurdu. 

Özdemir Asaf, 28 Ocak 1981 tarihinde hayatını kaybetti.  

Doğum tarihi: 11 Haziran 1923 (Ankara)
Ölüm tarihi: 28 Ocak 1981 (İstanbul)
Tam adı: Halit Özdemir Arun
Çocukları: Olgun Arun, Etkin Arun, Seda Arun, Gün Arun

Özdemir Asaf'ın Eserleri

  • Dünya Kaçtı Gözüme 
  • Sen Sen Sen 
  • Bir Kapı Önünde 
  • Yumuşaklıklar Değil
  • Nasılsın 
  • Çiçekleri Yemeyin 
  • Ben Değildim
  • Bugün ve Bugün 
  • Benden Sonra Mutluluk 
  • Çiçek Senfonisi 8
  • Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum
  • Yalnızlığa Övgü 
  • Lavinia
  • Yuvarlağın Köşeleri 
  • Yuvarlağın Köşeleri-2 
  • Dün Yağmur Yağacak          

13 Nisan 2017 Perşembe

İncirlik Üssü Hakkında Bilinmeyenler


Adana'da bulunan İncirlik Üssü'nün inşaatına 1951 yılında ABD Mühendislik Grubu olarak adlandırılan bir ekip tarafından başlandı ve 1954 yılında hizmete açıldı. İncirlik Üssü'nün kurulma kararı, 1943 yılında gerçekleşen İkinci Kahire Konferansı sırasında alındı. 

NATO kapsamındaki operasyonlarda diğer ülkeler de askerlerini konuşlandırabiliyor. Bugün yaklaşık 2 bin 500 civarında askerin konuşlandığı belirtiliyor. 

İncirlik Üssü'nün içinde ABD ürünlerinin satıldığı marketler, restoranlar vs. bulunmaktadır. 

İncirlik Üssü'nün ilk kullanıldığı en önemli operasyon, buradan kalkan U-2 uçaklarının Sovyetler Birliği'ne yönelik casusluk faaliyetlerinde bulunmasıydı. Bu uçaklardan birinin Sovyetler Birliği tarafından düşürülmesi, dünya üzerinde bomba etkisi yaratacak ve büyük bir krize yol açacaktı. 

İncirlik Üssü Kapatılmıştı

Günümüzde de sıkça konuşan "İncirlik Üssü'nün kapatılması" konusu 1970'li yıllarda kısa bir süreliğine de olsa gerçeklemişti. ABD, Kıbrıs Barış Harekatı'nın ardından Türkiye'ye silah ambargosu uygulamaya karar verince Türkiye buna karşılık İncirlik Üssü'nü kapattı. Ancak daha sonra ABD'nin silah ambargosunu kaldırması üzerine İncirlik Üssü tekrardan eski faaliyetine döndü. 

İncirlik Üssü, Birinci Körfez Savaşı'nda ABD için kritik bir öneme sahip olmuş ve buradan kalkan uçaklarla Irak'a yönelik gerçekleştirdiği kara operasyonlarına destek olmuştur.

İncirlik Üssü Kapatılacak mı?

İsrail istihbaratına yakınlığı ile tanınan Debka internet sitesinden çarpıcı bir iddia geldi: "Amerikan yönetimi İncirlik'i boşaltacak ve Suriye'de 5 ayrı havalimanına güçlerini taşıyacak."

Debka internet sitesine göre ABD'nin Suriye'de yerleşeceği üsler belli. ABD, bu üslere tamamen yerleştiğinde Suriye'deki hava gücünün 2 katına çıkacağı belirtiliyor. 


Bu iddialar henüz resmi makamlar tarafından yalanlanmış ya da doğrulanmış değil.

12 Nisan 2017 Çarşamba

Potsdam Konferansı Nedir? Kısaca Önemi ve Maddeleri


Potsdam Konferansı, 17 Temmuz-2 Ağustos 1945 tarihleri arasında Berlin yakınlarında bulunan Postdam kasabasında düzenlenmiştir. Bu konferansta Amerika Birleşik Devletleri'ni ölen Başkan Roosevelt'in yerine vekaleten başkanlık yapan Harry Truman, İngiltere'yi İşçi Partisi lideri Başbakan Clement Attlee, Sovyetler Birliği'ni Josef Stalin temsil etmiştir. Konferansın toplanma amacı Avrupa'nın ve özellikle de Almanya'nın siyasi yapısının yeniden kurulmasını sağlamaktı.

Potsdam Konferansı'nda alınan başlıca kararlar şunlardır:

1-) Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği kendi işgal bölgelerinde demokratik rejimler kuracaklar.

2-) Yine bu 4 ülke kendi işgal bölgelerindeki tüm Nazi kurumları ortadan kaldırılacak. 

3-) Nazizmi ortadan kaldırmak için eğitim sistemi baştan aşağı değiştirilecek. 

4-) Savaş suçluları cezalandırılacak.

5-) Almanya silahsızlandırılacak.

6-) Sovyetler Birliği, diğer devletlerin işgal bölgelerinden herhangi bir savaş tazminatı talep etmeyecek. 

7-) Avusturya, Almanya'da olduğu gibi dört işgal bölgesine ayrılacak.

Potsdam Konferansı ve Türkiye

Potsdam Konferansı'nda Türkiye ile ilgili de görüşme yapıldı. Stalin, bir süredir Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin değiştirilmesini istiyordu. Ancak diğer devletlere bunu kabul ettiremiyordu. Potsdam Konferansı'nda ise bu isteğini kabul ettirdi. 

11 Nisan 2017 Salı

Berlin Antlaşması'nın Maddeleri ve Sonuçları Kısaca

Berlin Antlaşması

Berlin Antlaşması, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşının ardından imzalanan Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması'nın Avrupalı devletlerin çıkarlarına ters düşmesi üzerine iptal edilmesiyle imzalanmıştır. 

Berlin Antlaşması'nın imzalanmasında İngiltere etkin rol oynamıştır. Çünkü İngiltere Hindistan'a giden sömürgelerini güvence altına almak istiyor ve Rusya Ayastefanos Antlaşması ile üstün duruma geçerek bunu tehdit ediyordu.

Berlin Antlaşması'na imza koyan devletler şunlardır: Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Fransa, Avusturya, Almanya, Macaristan.

Berlin Antlaşması'nın Maddeleri

Berlin Antlaşması'nın şartları oldukça ağırdır. Bu antlaşma doğrultusunda;
  • Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsızlıklarını kazandı.
  • Bulgaristan 3'e ayrıldı. Bu durum Rusya'nın Balkanlar'daki hareket alanını kısıtlamıştır.
  • Bosna-Hersek Avusturya'nın yönetimine bırakıldı. Avusturya, daha sonra bu toprakları tamamen kendine bağlayacaktı. 

Berlin Antlaşması'nın 61. Maddesi

Berlin Antlaşması'nın 61. maddesinde, "Ermenilerin yaşadığı yerlerde ıslahat yapılacak." hükmü yer almaktadır. Bu madde ile birlikte "Ermeni Sorunu" ilk kez uluslararası bir boyut kazanmıştır. 

Berlin Antlaşması'nın Sonuçları

Bu antlaşmadan kimse memnun olmamıştır. Bu durum daha sonra Balkanlar'da yaşanacak bunalımların da temelini oluşturmuştur. 

Berlin Antlaşması'ndan sonra İngiltere, Fransa ve Avusturya Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma politikasını terk etmişlerdir. Böylece Osmanlı Devleti'nin denge siyasetinde Almanya'nın önem kazandığı bir döneme geçilecektir.